KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/16998 E., 2014/12369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Davacı .... Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı .... aleyhine 01/11/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminatı istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkeme, tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermiştir.
3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. .... Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Davanın niteliği, dosyanın içeriği, tarafların sıfatı ve yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren avans oranında faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/16998, K. 2014/12369, 25 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama