KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/6321 E., 2014/4086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2014
- Mahkemesi
- Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2012
- Numarası
- 2011/361-2012/147
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Davacı M.. Y.. vekili Avukat H.. Y.. tarafından, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine 29/11/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Yerel mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2011 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne başvurarak, emekli olması için gerekli şartların tamam olup olmadığını sorduğunu kurum tarafından verilen cevapta mevcut borcunu ödediği takdirde emekliliğe hak kazanacağının bildirildiğini, bunun üzerine banka ile kurum arasındaki protokol gereği T.C.
Ziraat Bankasından kredi çekerek borcunu kapattığını, ancak davalı idare tarafından daha sonra yapılan incelemelerde prim gün sayısının emekli olmasına yetmediği gerekçesiyle emeklilik işleminin iptal edildiğini iddia etmiştir. Sonrasında, davacı tarafından ödenen paranın da idarece doğrudan ilgili bankaya iade edilmiştir.
Davacı, bankanın kullandığı kredi faizi ve diğer işlemler için kendisinden para talep ettiğini ve bunu da ödediğini, davalının ilk incelemeyi doğryu yapmadığı için boşyere bankaya para ödemek zorunda kaldığını beyanla uğradığı zararın davalıdan tazminini talep etmiştir.
Davalı, kendisine atfedilebilir bir kusur olmadığını, davacının prim gün sayısının emekli olmasına yetmediğinden işlemin iptal edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kusurlu eylemiyle davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunun 134'üncü maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Davacının anlatımından ve dosya içeriğinden, davaya konu olayın 5510 sayılı kanunun uygulanmasından kaynaklandığı, adı geçen kanunun 101. maddesi uyarınca bu kanunun uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlıkların iş mahkemesinde çözümü gerekeceğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/6321, K. 2014/4086, 11 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama