KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/7558 E., 2013/10755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/03/2013 gününde verilen dilekçe ile zimmet nedeni ile alacak ve ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, zimmet nedeni ile alacak istemine ilişkin olup, davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, iş bu karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının DSİ Barajlar ve HES Dairesi Başkanlığında maaş mutemedi olduğunu, 86.823,42 TL tutarındaki parayı personelin hesabına yatırması gerekirken zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini, idari soruşturma sırasında davalının eylemini ikrar ettiğini iddia ederek, alacak tutarının ödetilmesi ile birlikte emekli ikramiyesine ihtiyati tedbir konulmasına, tapulu taşınmazı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aleyhinde yürütülen idari tahkikatın halen devam ettiğini, henüz adli bir soruşturma başlatılmadığını, kendisinin maaş mutemedi olarak görev yapmasına karşın teknik personel sınıfında olduğunu, zimmet eylemi işlemesinin söz konusu olmayacağını, personel adına tahakkuk eden 50 kuruş gibi tutarlardaki paranın eksik yatırılmasından dolayı hak sahibi olanın personel olması gerektiğini, DSİ nin kendisinden talep edebileceği bir para olmadığını savunarak ihtiyati tedbir ve haciz isteminin reddi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın konusu para alacağına ilişkin olmakla davalının emekli ikramiyesi üzerine konulması istenen ihtiyati tedbir isteminin kabulüne, tapulu taşınmazın aynının dava konusu olmaması nedeni ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 390. maddesinde, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacının istemi, haksız eylem nedeni ile bir miktar alacağın ödetilmesi istemine ilişkin olup, üzerine ihtiyati tedbir konulan emekli ikramiyesi tutarı davanın konusunu teşkil etmediği gibi, davacı, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edememiştir.
Şu durumda, davalının emekli ikramiyesi üzerine konulan ihtiyati tedbir isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın gösterilen nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/7558, K. 2013/10755, 5 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama