KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/8111 E., 2013/11416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 15/07/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının bir ulusal gazetenin 10.06.2009 tarihli sayısındaki haberi ile kişilik haklarının saldırıya uğradığı savı ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, yayının haber verme ve eleştiri yapma hakkı sınırları içinde, görünür gerçeğe uygun, resmi kurum tutanağına dayalı, özel hayatların izlenmesi ve fişlenmesi eylemini kamuoyuna aktarmak amacını taşıdığını, haberin özle biçim arasındaki denge korunarak verildiğini bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haberin görünür gerçeğe uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu haber, bu habere dayanak CD çözümü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının gerçekten bu şekilde görüntüsünün bulunduğu anlaşılamamaktadır. Ayrıca dosya kapsamına gelen CD dökümünden haberde belirtildiği gibi bu kişinin davacı olduğu dahi anlaşılamamaktadır. Bu durumda haberin görünür gerçeğe uygunluğundan ve hukuka uygun bir yayından bahsedilemez.
Açıklanan gerekçelerle uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir
KARŞI OY YAZISI
Bilirkişi inceleme sonucunda hazırlayacağı raporda taraflara ilişkin görüntü hareketlerini yazabilir. Buna karşın tarafların görüntü vb eklemeler yapamaz. Gizlilik kararı olan davada bilirkişi aynen bu şekilde rapor hazırlamış ve davacının görüntü vb eklememiştir. (Ekleme halinde suç oluştururdu.) Hazırlık tutanağı ile bilirkişi tespiti doğrudur. O halde haber yalan haber değildir. Buna göre dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 13/06/2013
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8111, K. 2013/11416, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama