KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/8250 E., 2013/10493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı T. Garanti Bankası AŞ aleyhine 02/03/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız takip nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/01/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız icra takibi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının hakkında 07.09.2009 tarihinde başlayan icra takibi 17.12.2010 tarihinde vazgeçme ile sonuçlanmadan önce 26.11.2010 tarihinde menfi tespit davası açmak zorunda kaldığı, haklarını savunabilmek için avukata vekalet verildiği, kimsenin davasını bizzat takip etmeye zorlanamayacağı, avukatına 10.02.2011 tarihinde 6.685 TL ödediği, dava miktarı olan 45.000 TL üzerinden %15, 6.750 TL akdi vekalet ücretinin tarife hükümlerine ve mahkemenin takdirine uygun kabul edildiği,
Asliye Hukuk Mahkemesince taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti 2.585 TL düşülerek bulunan 4.165 TL akdi vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında talep edilebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı tarafça temyiz edilmiş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi “davacının vekili ile arasındaki sözleşme davalıyı bağlamayacağından mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücreti belirlenerek, belirlenen bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, "Avukatlık Kanunu 164/4 maddesinde değeri para ile ölçülebilen davalarda ilamın kesinleştiği tarihte avukatın emeğine göre %10-20 arasında vekalet ücreti takdir edilir" denilmekle, akdi vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi esas alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3. kısım 1. bendine göre yüzde üzerinden hesap edilmesi gerektiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinden davanın konusuz kalmasına ilişkin kısmın uygulanamayacağı, vekalet ücretine esas Ankara 13 AHM'de görülen menfi tespit davasında icra dosyasına atfen dava konusu değerin 45.000 TL olarak gösterildiği,
icra takibinin de 44.567,23 TL üzerinden yapıldığı, icra takibine konu edilen değerin %10'nun 4.456,72 TL'ye tekabül ettiği, %15'inin ise 6.685,08 TL'ye tekabül ettiği, mahkememizin önceki hükmünde icap etmediği halde.
Ankara 13 AHM'nin dosyasında hükmedilen kanuni vekalet ücreti 2.585 TL, mahkememizce %15 üzerinden hesap edilen 6.750 TL'den düşülerek 4.165 TL akdi vekalet ücretine hükmedildiği, mahkememizde yeniden yapılan yargılama sonucunda %10 üzerinden 4.456,72 TL akdi vekalet ücretinin uygun kabul ettiği ancak davacı bozma ilamına konu ilk hükmü temyiz etmediği için ilk hükme konu 4.165 TL vekalet ücreti alacağının davalı lehine usulü müktesep hak teşkil ettiği de nazara alınarak aynı bedele hükmetmek gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerçekten, bozma ilamına uyulmakla artık usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap yapılması gerekirken Avukatlık Kanunu 164. madde kapsamında hesap yapılması ve buna göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Şu halde mahkemece, davaya konu miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap yapılıp, bulunacak miktardan menfi tesbit davasında davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti düşülerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8250, K. 2013/10493, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama