KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/830 E., 2013/3699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 19/09/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görevsizliğine dair verilen 13/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalılardan ...'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
... Hastalıkları Hastanesi'nde görevli hekim olan davalının, hatalı ameliyat eylemi ile maluliyete neden olduğu ileri sürülerek tazminat isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, davanın idari yargı yerinde açılması gerektiği belirtilerek yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir.
Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Belirtilen nedenle bu davalıya yönelik istem hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir. Mahkemece, gerçek kişi aleyhine açılan davada da yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; kararın, HUMK'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle dairemizin düzelterek onama kararına katılmıyorum. 04/03/2013
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/830, K. 2013/3699, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama