KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/8870 E., 2014/5235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Mahkemesi
- İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/01/2013
- Numarası
- 2010/391-2013/20
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı O.. M.. vekili Avukat G.. A.. tarafından, davalı O.. Ç.. aleyhine 23/07/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/01/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırı eyleminden dolayı İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldığını ve davalının bu davada cezalandırıldığını belirterek davalının eylemi nedeniyle oluşan idare zararının tahsilini dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının ormanlık alana meyve ağacı diktiği, davalının eyleminin işgal ve faydalanma suçunu oluşturup, orman arazisine herhangi bir zarar verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı hakkında İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2010/275 E.,2010/ 286 K. sayılı dosyası ile görülen ceza davasında, davalının işgal ve faydalanma suçunu işlediği sabit görülerek 6831 sayılı Kanunun 93/1, 93/2 maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından 01/12/2011 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
818 sayılı BK m. 53 (6098 s. TBK m. 74) uyarınca hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin maddi olgunun tespitine yönelik kararı ile bağlıdır. Davalının, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile işgal ve faydalanma suçunu işlediği anlaşıldığına göre mahkemece aksinin kabulü mümkün değildir. Şu durumda, davalının eylemi nedeniyle oluşan zarar kapsamı belirlenmeli ve hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 27/03/2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8870, K. 2014/5235, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama