KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/13482 E., 2015/11252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/05/2014
- Numarası
- 2013/181-2014/96
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Davacı T.. T.. vekili Avukat Hülya tarafından, davalı Ö.. F.. aleyhine 01/10/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/05/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu belirtilerek davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda, olayın oluş şekli, olay tarihi, tarafların sosyal ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/13482, K. 2015/11252, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama