İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/3753 K.2014/13454

....

Esas2014/3753Karar2014/13454Tarih20 Ekim 2014Okuma5 dk · 951 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2014/3753 E., 2014/13454 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

951 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

....

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar..... vdl aleyhine 08/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/10/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

.....

KARŞI OY YAZISI

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davaya konu edilen ve davacının yürüttüğü ".. ...." adıyla bilinen soruşturmanın kamuoyunun ilgisi çektiği ve güncel olduğu kabul edilmekle birlikte yayında kullanılan başlık ve haberin içeriği gözetilerek, davacının fotoğrafı da verilerek yapılan yayın gerçek olmadığı gibi, davacıyı bir kesime hedef olarak göstermekte olup, davacının görevi ve..... emsal uygulamaları karşısında davacının kişilik haklarının ihlal edildiği kabul edilerek, uygun bir miktar manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan Dairemizin çoğunluğunun onama kararına katılmıyorum. 20/10/2014

.....

Davaya konu yazılı yayının tarihi itibariyle ilgili sayfasında kullanılan başlık “... ....’Nİ AKLIYAN RAPORU YOK SAYDILAR” biçimindedir. Alt başlık olarak “bilirkişileri 1,5 yıl beklediler, raporsuz operasyon yaptılar” gibi tanımlamalar kullanılmıştır.

10. sayfada ise “şüphelilerin lehine delil olabileceği gerekçesiyle savcılar bilirkişi raporunu 1,5 yıl bekletti, savcıların ayrıcı 8 kişinin görevlendirildiği bilirkişinin isminin soruşturma evrakına kaydetmedikleri” tanımlamaları kullanılmıştır. Gerek manşet sayfasında gerek ise iç sayfada davacı ve diğer savcıların değişik cephelerden çekilmiş resimlerinin de basıldığı görülmektedir.

Davacı taraf yukarıda saydığımız manşet, alt manşet ve metin içindeki ifadelerin kişisel haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek ayrıca görüntünün (cumhuriyet savcısının ayrı ayrı resimlerinin) basılmasının kişisel haklarına saldırı teşkil ettiğini açıklayarak dava açmıştır. İlk derece mahkemesi kararında ana cizgi itibariyle basın özgürlüğüne dayanmış ve haberin güncel olduğu ve benzeri düşüncelerle davacı tarafın davasını reddetmiştir.

Sayın çoğunluk ilk derece mahkemesi gerekçesinin yeterli olduğu esasıyla davanın reddine ilişkin kararın onanması yönünde karar vermiştir. Sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmamaktayım.

1-“...... soruşturması sonucu itibariyle ucu siyasallara dayanan ve bu anlamda ne yazık ki savcı-yargıç teminatına aykırı baskıların (salt ülkemiz açısından) doğabildiği bir soruşturmadır. Yabancı ülkede mahkum olan bir kısım soruşturma sanıklarının bulunmasına rağmen ülkemizdeki soruşturmanın kapatılmış olması, buna karşın yabancı ülkedeki soruşturmanın bir takım aşamalardan geçen dosyalarının içeriğine göre soruşturma yapan cumhuriyet savcılarının yargılanmış olması sadece ibret verici olsa gerektir. Korkulan odur ki bu tür gelişmeler yargıda yerleşik bir gelenek haline dönüşmek üzeredir.

2-İlk derece mahkemesi gerekçesinde dayandığı basın özgürlüğüne ilişkin genel kurallar basın tarafından tersine kullanılamaz. Bu anlamda basın örneğin delil üretemez. Basın sadece bir soruşturmanın açılmasını sağlamak üzere yayın yapabilir, işaret verebilir. Bu anlamdaki yayın dahi kanıt sayılamaz. Basın bu dosyada yabancı ülkede yargı önüne çıkarılan ve yargılama konusu yapılan bir suçun ülkemizde varsa uzantıları hakkında soruşturma yapılmasını sağlamak için yayın yaptığı takdirde basın özgürlüğünü kullanmada iyi niyetlidir ve kamu yararını korumaktadır. Bu olayda ise durum bunun aksine olup soruşturmayı yapan savcılar öncelikle resimleri yayınlanarak hedef haline getirilmektedir.

Yukarıda belirttiğimiz tanımlamaların soruşturma görevlisi Cumhuriyet Savcısı için suç işlediği izlenimi doğurduğu açıktır. Bu anlamda bir savcı soruşturma yapmak için rapor alıp almayacağı ne basın denetimine tabidir, ne de cumhuriyet savcısının delil toplama teknikleri açısından suçlama konusu edilebilecek bir durumdur. Ayrıca davacı Cumhuriyet Savcısının sanıkların lehine olan rapor veya benzeri belgeleri evraka kayıt edip etmedikleri usul hukukuna ilişkin işlemeler olup yargılamanın her aşamasında denetime tabi işlemlerdir. Oysa davacı bu ithamla açıkça suç işlemekle itham edilmiştir. Üstelik basının bunun doğruluğunu saptama olanağı da yoktur.

3-Üst hukuk sistemi olarak kabul ettiğimiz ...M tatbikatının gözardı edilmesi son derece yanlıştır. Ünlü “... DAVASI” da ....’da mafya soruşturmasını yapan savcı .... “kibirli” biri olarak suçlanmıştır. Kendisinin mahkeme kararıyla kazandığı tazminatın doğruluğu AİHM tarafından kararlaştırılmıştır. Zira .... göre Caselli’ye yapılan saldırı sadece Caselli’nin kişilik haklarına ilişkin olmayıp Casilli’nin önünde savunma yapacak olan başka insanların hukuksal güvenliğini de sarsan bir saldırıdır. Zira .... kibirli bir savcı ise onun önünde hak arayan insanlar kibirli bir savcının yanlış kararlar nedeniyle haklarına kavuşamayabilir. Bu neden saldırı doğrudan doğruya yargı otoritesinin tarafsızlığının, bağımsızlığının ver güvencesine yapılan bir saldırıdır.

.....

Somut olaya geldiğimizde “ŞÜPHELİLERİN LEHİNE OLAN KANITLARI KAYDETMEMEK, RAPORSUZ OPERASYON YAPMAK” suçlaması/yayını en azından onbinlerce soruşturma yapmış en, azından onbinlerce iddianame yazmış, onbinelerce sanığın lehine temyiz dilekçeleri yazmış olan davacının suç işlediği yargısının tescili amacıyla yazılmıştır. Basının bu niteleme/yakıştırmalarını kabul ettiğimiz takdirde veya bir savcıyı “ŞÜPHELİLERİN LEHİNE OLAN KANITLARI KAYDETMEYEN, RAPORSUZ OPERASYON YAPAN” savcı kabul ettiğimiz takdirde günümüzde de ayan beyan görüldüğü gibi yüzbinlerce karara imza atan yargıç ve cumhuriyet savcısının bu kararları hakkında büyük bir şaibe doğmaktadır. Bu durumda sarsılan sadece o savcının itibarı mıdır, yoksa yüzbinlerce kararın üreticisi olan yargı otoritesi midir.?

4-Yargıç veya savcı eleştiriden elbette muaf değildir. Kusurlu soruşturma teknikleri uygulayan bütün savcılar basın tarafından eleştirilmelidir. Suç işliyorsa yargılanmasının önü açılmalıdır. Bu tür noktaları basın haber-eleştiri-yorum yapabilir. Ancak hiçbir haber-eleştiri-yorumun “aşma” oluşturmaması gerekir. Savcıların doğrudan bazı kayıtları yapmadıkları yönünde bir yargı belirtilmektir. Bu eylem basın özgürlüğü kapsamında değildir. Bütün bunlar davanın kabulünü gerektirmektedir.

5-Basının “aşması” somut olayda sırf davacı yönünden değerlendirildiğinde çok yoğundur. Bu soruşturmaya ilişkin olmak üzere aynı davalının seri haber-eleştiri yorum yayınlarında haber verme kamu görevinin aştığı anlaşılmaktadır. Örneğin her yayında resim basma ve her yayında evrakta tahrifat tanımlamalarının yapılmış olması davanın kusurunun yoğunluğunu gösterir.

Bu kusurun yoğunluğu basın özgürlüğü kullanma anlamında kötü niyetliliği ele verir, moral tahrifatını artırır, hedef göstermede devamlılık getirir. Bir başka yönüyle de aynı tanımlamalar yayın yapmak ve sürekli hedef göstermek yürütülen bir adli soruşturmayı etkilemektir. Bu nedenle basının “aşma” çizgisinin hukuk önünde sorgulanamayacağı hale gelmesi durumunda basın özgürlüğü gün gelip .... anlamında tetikçiliğe dönüşebilir.

Konu bu anlamda da değerlendirildiğinde özellikle .... kriterleri yönünüden davacının kişilik hakları yönünde ne denli saldırı altında olduğunu saptamak gerekir.

Bu nedenle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20/10/2014

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/3753, K. 2014/13454, 20 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3753
Karar No
2014/13454
Tarih
20 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/3753 K.2014/27617
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/3753 K.2014/23663
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/3754 K.2014/21167
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/3754 K.2014/22816
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/3754 K.2014/4731
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/3755 K.2014/19611

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.