KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/8663 E., 2014/11768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/09/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-Dava haksız fiil nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalının kendisine sinkaflı küfür edip, bıçakla yaraladığını belirterek talep ettiği manevi tazminatın olay tarihi olan 12/12/2008'den itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ancak faiz konusunda karar verilmemiştir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat istemlerinde faizin olay tarihinden itibaren verilmesi gerekirken talep olmasına rağmen faize karar verilmemesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 438.maddesi uyarınca faiz başlangıç tarihi yönünden karar düzeltilerek onanmalıdır.
b-Yine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesinde “davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmünü içermektedir. Mahkemece, yanılgıya düşülerek anılan hükme aykırı olarak davalı lehine fazla avukatlık ücreti tayin edilmesi doğru değil ise de anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın bu yönden de düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/8663, K. 2014/11768, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama