KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/9306 E., 2015/11371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/06/2013
- Numarası
- 2011/66-2013/316
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Davacılar İ.. K.. ve diğerleri vekili Avukat Mustafa tarafından, davalılar A.. C.. ve diğeri aleyhine 27/07/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalı taraf ile davacılar arasında hastanenin otoparkına araç park edilmesi nedeniyle çıkan tartışmada davacıların hakaret eylemine maruz kaldıklarını belirterek, uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince, taraflar arasındaki olayların gelişim biçimi, olay tarihi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir olunan manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/9306, K. 2015/11371, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama