KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/14235 E., 2017/8443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/02/2014 gününde verilen dilekçe ile icra dairesi görevlisinin kusurundan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2015 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/12/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, icra ve iflas dairesi görevlisinin kusurundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkilinin borçlu ... aleyhine 100.000,00 TL bedelli senedin 25.000,00TL'si için fazlaya dair haklarını saklı tutarak icra takibi başlattığını, dosya borcu olan 25.000,00 TL'nin bir kısmının icra dosyasına bir kısmının da haricen ödendiğini, bu durumu alacaklı vekilinin icra dosyasına beyan ettiğini ve borçlunun maaşındaki haczin kaldırılmasını talep ettiğini, icra müdürünün bu durumda kısmi ödeme nedeniyle senedi alacaklıya teslim etmesi gerekirken borçluya teslim ettiğini,
kalan 75.000,00 TL alacak için yeni bir icra takibi yapıldığını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu açılan itirazın iptali davasında ise senedin borçlunun elinde bulunmasının ödemeye karine teşkil ettiği gerekçesiyle ret kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek oluşan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili;davanın zamanaşımından ve ayrıca davacının 03/04/2007 tarihinde dosya borcunu haricen tahsil ettiği gerekçesi ile takipten feragat ettiğini imzalı beyanı ile bildirmesine rağmen, icra müdürlüğünde bulunan senet aslını talep etmeyerek gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle de esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile vade tarihi olan 18/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu senedin vade tarihinin 18/06/2006, icra müdürü tarafından borçluya iade tarihinin ise 03/04/2007 olduğu anlaşılmaktadır. Her ne
kadar davacı, oluşan zararının senedin vade tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ise de icra müdürünün kusurlu eylemi senedin borçluya iade tarihi olan 03/04/2007 tarihinde meydana gelmiştir. Bu nedenle hükmedilecek faiz yasal faiz olup faiz başlangıcı da icra müdürünün senedi borçluya iade tarihi olan 03/04/2007 tarihi olmalıdır.
Yerel mahkemece, hükmedilen maddi tazminatın 18/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/14235, K. 2017/8443, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama