KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/1638 E., 2016/3375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/12/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 02/05/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15/03/2016 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan asil ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... davalı doktorun .. acil servisinde nöbetçi olduğu gece acil olarak hastaneye getirildiğini, davalı doktorun yanlış müdahalesi neticesinde yaşamını yitirdiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya uygulanan tedavinin tıbba ve fenne uygun olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; .. doktor olarak çalışan ve kamu görevlisi olan davalının hatalı teşhis ve tedavisinden dolayı meydana gelen zarar nedeniyle tazminat talep edilmektedir. Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13/1. maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; adı geçen davalıya husumet yöneltilmez.
Mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 15/03/2016
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/1638, K. 2016/3375, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama