KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/376 E., 2015/2955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2015
- Mahkemesi
- Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/10/2014
- Numarası
- 2014/792-2014/917
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Davacı M.. H.. vekili Avukat Müslim tarafından, davalı Ö.. B.. aleyhine 01/09/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, özel kanuna dayalı alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2022 sayılı Kanun kapsamında kendisine aylık bağlanan davalının, yapılan araştırma neticesinde koşulları taşımadığı tespit edildiğinden davalıya yersiz ödenen alacağın tahsilini istemiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizin 02.06.2014 tarih, 2013/13691 esas ve 2014/9124 karar sayılı ilamı ile ''Mahkemece verilen karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun'un 73. maddesi ile 2022 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanun kapsamında yersiz veya fazla ödenmiş aylıklar sebebiyle ilgililer adına çıkarılmış olan borç ve para cezaları ile bunlara ilişkin faizler terkin edilmiş sayılır ve haklarında herhangi bir adli,
idari ve icrai takibat yapılmaz." hükmü öngörüldüğü belirtilerek dava konusu uyuşmazlığın yeni yasal düzenleme değerlendirilerek karara bağlanması için bozma kararı verildiği; yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yeni yasal düzenleme uyarınca davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, mahkemece dava konusu istemin reddedilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş ise de, davacı Hazine tarafından 16/06/2011 tarihinde dava açılırken davacının davasını açmakta haklı olduğu, mahkeme tarafından da 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanunun 73. maddesi ile 2022 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddesi değerlendirilerek istemin yeni yasal düzenleme uyarınca reddine karar verildiği anlaşıldığına göre;
davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacıya verilmesine karar verilmekle birlikte davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1 maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmelidir.
Anılan hususun gözetilmemiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekir ise de, belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/376, K. 2015/2955, 11 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama