KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/9568 E., 2017/4383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2017
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili aleyhine 20/09/2012 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, esas sayılı takip dosyası üzerinden kendisine İİK.'nın 89. maddesi gereğince 1. ve 2. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, mali hizmetler müdürlüğünce 1. ve 2. ihbarnamelerine verilen cevaplarda borca itiraz etmek yerine dava dışı takip borçlusu maaş hesabına önceden 9 tane icra takip dosyasında haciz konulduğunu kendilerinin de 10. sıraya alındıklarının bildirildiğini, süresinde itiraz yapılmaması nedeniyle İİK'nın 89. maddesi gereğince 3. haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, maddi hata nedeniyle borca itiraz edilmediğinden bahisle borcun yedinde sayıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının süresinde itirazda bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafından 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine usulüne uygun itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davanın İİK’nın 89/3. maddesine göre açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve davanın dayandırıldığı vakıalar da davacının isteminin bu yönde olduğunu göstermektedir. İİK 89. maddesi özel bir düzenleme olup, buna dayandırılan menfi tespit davası açılabilmesinin koşulları belirtilmiştir. Davacı 3. haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içinde eldeki davayı açmıştır. Hal böyle iken yerel mahkemece işin esasına girilip varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yersiz gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/9568, K. 2017/4383, 22 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama