KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/15151 E., 2019/2487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Aukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 07/08/2014 gününde verilen dilekçe ile İİK 89. maddesine dayalı menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalılardan ...’nun diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, İİK’nun 89. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan ...’nun, diğer davalı ... hakkında icra takibi yaptığını, icra dosyasında borçlu ...'in aile nüfus kayıt tablosunda mevcut herkese üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi için 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, aile bireylerine haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin yasal dayanağı olmadığını, borçlu ...'den 18/10/2002 tarihinde boşandığını, ...'e hiçbir borcunun bulunmadığını, boşanmanın üzerinden 12 yıl geçmiş olmasına rağmen gönderilen haciz ihbarnamesinin kötü niyetli olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalılardan ..., davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinin geçerli olduğunu, davacı ile diğer davalının boşanmış olmasının diğer davalının hiçbir alacağı olmadığı anlamına gelmeyeceğini, davacının ihbarnameye itiraz etmediğini, doğrudan dava açtığını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile davalılardan ...’in 2002 yılında boşandığı, o tarihten sonra hukuki ve ticari bir ilişkisi olduğuna dair dosyaya delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nun 89. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi gereğince bu fıkraya göre açılan menfi tespit davaları maktu harca tabidir. Mahkemece, harcın maktu hesaplanması gerekirken nispi harç alınması yasaya uygun görülmemiştir. Ne var ki; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/15151, K. 2019/2487, 29 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama