İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/15297 K.2019/612

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/03/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/05/2016…

Esas2016/15297Karar2019/612Tarih12 Şubat 2019Okuma6 dk · 1.113 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2016/15297 E., 2019/612 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.113 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/03/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince,

Dava; haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; davalı tarafından müvekkilinin evlenme vaadi ile kandırıldığını ve köy yerinde düğün yapılarak müvekkili ile davalının birlikte yaşamaya başladığını, sonrasında davalının resmi nikah yapılmasını istemediğini ve müvekkilini ortak konutu terke zorladığını belirterek kişilik haklarının saldırıya uğraması nedeni ile manevi tazminat ve düğün eşyasının, ziynet eşyasının müvekkiline iade edilmemesi nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; 21/03/2016 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının ziynet eşyaları hakkındaki isteminin kısmen kabulüne; düğün eşyaları hakkındaki istemle ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; davacının kişilik haklarının zarar görmesi nedeni ile manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından; davacının dava tarihi itibariyle yirmi yaşında olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde; davacı olay tarihi itibariyle reşit olup resmi nikah olmaksızın birlikte yaşamın sonuçlarını bilecek ve kavrayabilecek durumdadır. Bu sebeple manevi tazminatın yasal koşullarının oluştuğundan söz edilemez. Davanın manevi tazminat istemi yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenle verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ise ilk numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/02/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(M)

KARŞI OY YAZISI

Somut olayda çözümlenmesi gereken husus; davacının, davalı ile resmi nikâh yapılacağı düşüncesiyle geleneksel evlenme merasimi (düğün töreni) yapıp karı-koca hayatı yaşayarak boşanmış kadın konumuna getirildikten sonra babasının evine gönderilmiş olması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığının kabul edilip edilmeyeceği ile ilgilidir.

A-Davacının Kişilik Haklarının Zedelenip Zedelenmediği Yönünden Değerlendirme

Anayasa’nın 12. maddesi uyarınca herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Yine Anayasa’nın 17. maddesine göre herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Ayrıca Anayasa’nın 20. maddesinde ise herkesin, özel hayat ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olup, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda yer verilen anayasal kurallar çerçevesinde insan haklarının en üst basamağında yer alan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, diğer tüm hürriyetlerin varlık nedenini teşkil eder. İnsan onurundan kaynaklanan ve bütün hürriyetlerin temeli niteliğinde olan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, kişiye sırf insan olması sebebiyle tanınmış olup kişinin tam anlamıyla hür olmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 24. maddesi gereğince hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kişi, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesiyle de kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda; davacı ..., olay tarihinde 20 yaşında olup Şanlıurfa ilinin Hilvan ilçesinde yaşamakta iken davalı ile evlendirilmiş, resmi nikâh dışında evlenmenin tüm koşulları (ilan, davet, tören, takı vb.) gerçekleştirilmiş, yaşadıkları şehrin gelenek ve göreneklerine uygun biçimde düğün merasimi yapılmıştır. Dolayısıyla tarafların evlenip davalının ailesinin evinde birlikte karı koca hayatı yaşamaya başladıkları hususu, içerisinde bulundukları toplum tarafından bilinmektedir.

Her olay, kendine özgü koşullarla birlikte değerlendirilmelidir. Evlilik birliği kurmaksızın birlikte yaşayıp rızayla bu ilişkisini sonlandıran herkesin, şeref ve itibarının zedelendiği iddiasıyla diğerinden manevi tazminat talep edebileceğini iddia etmek elbette mümkün değildir.

Somut olay ... ili ... ilçesinde yaşanmış olup, erkek egemen (ataerkil) ve geleneksel toplum yapısının hâkim olduğu, özellikle kız çocuklarının erken yaşta ve zorla evlendirildikleri coğrafyamızda yer almaktadır. Yapılan araştırmalarda, bu tür evliliklerin temelinde sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel özellikler, gelenekler, görenekler, inançlar, eğitim, iç ve dış göçler bulunmaktadır.

Ayrıca reşit olsa bile kız çocuklarının bu şekilde evlendirilmesinde, erkek egemen sistem içinde kadınlara biçilen ve öğretilen toplumsal cinsiyet rolü önem taşımaktadır.

Erkek egemen toplum yapısının baskın ve ekonomik gelişmişlik düzeyinin düşük olduğu kırsal bölgelerde evlilik kararları genellikle ailenin erkek üyeleri tarafından alınmakta, bu tür evliliklerde dini nikâh da meşrulaştırma aracı olarak kullanılabilmekte ve kız çocuklarının kendi rızalarından çok, ailenin ve/veya varsa aşiretin kararı ve onayı belirleyici olmaktadır.

Yukarıda anlatılanlar esasında davacının evlendirilmesinde kendi ailesinin de sorumluluğuna işaret etmekte ise de bu sosyal gerçeklikten ve kabulden beslenen davalı erkek, resmi nikâh kıymaya yanaşmaksızın birlikte yaşadığı kızı, boşanmış bir kadın olarak hiçbir yaptırıma uğramaksızın babasının evine gönderebilmektedir. Somut olay, yukarıda açıklanan koşullar altında irdelendiğinde, davacı kadının şeref ve itibarının zarar görmediğini söyleyebilmek mümkün değildir.

O hâlde verilen bu zararın bir karşılığının da olması gerekir. Bu nedenle davacının kişilik haklarının zedelendiği kanaatindeyim.

B-Yerleşik İçtihattan Dönülmesi Nedeniyle Yapılan Değerlendirme

Bu başlık altında, Dairemizce önceki içtihatlardan dönülerek sonuca ulaşılması nedeniyle ayrı bir değerlendirme yapılmıştır. Dairemizin (01/10/2001 tarihli ve 2001/4849 Esas, 2001/8843 Karar; 28/02/2011 tarihli ve 2010/2118 Esas, 2011/2030 Karar; 25/01/2012 tarihli ve 2010/12705 Esas, 2012/850 Karar; 17/01/2013 tarihli ve 2012/1692 Esas, 2013/438 Karar), Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin (05/06/2008 tarihli ve 2008/8366-10192 E/K sayılı) ve Hukuk Genel Kurulunun uygulamaları (05/11/1997 tarihli ve 1997-4-690 Esas, 1997/893 Karar) sayın Çoğunluğun benimsediği görüşle aynı mahiyette değildir.

Yargı mercilerince verilen kararlardaki değişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle olumlu olsa bile söz konusu içtihatlardan hangi tarihli kararla ve hangi gerekçelerle dönüldüğü anlaşılamamaktadır. Hâlbuki benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir ve öngörülebilirliği sağlar.

Somut olayda sayın Çoğunluğun vardığı farklı sonuç, önceki içtihatlarla çeliştiğinden bu durum, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceği gibi kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de sarsabilir. Anayasa Mahkemesi de benzer tespitlerde bulunmuştur (AYM; Türkan Bal, B.No:2013/6932, 06/01/2015, pr.64; Yasemin Bodur, 2017/29896, 25/12/2018, pr.42; Aşır Tunç, B.No:2015/17453, 22/01/2019, pr.56). Bu nedenle önceki içtihatlardan dönülmesi hâlinde bu durumun bütün yönleriyle kararda tartışılması ve benzer olaylarda değişen yeni hukuki duruma göre karar verileceğinin bu nitelikteki kararda mutlaka belirtilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

C-Sonuç

Sonuç olarak; davacının, davalı ile resmi nikâh yapılacağı düşüncesiyle geleneksel evlenme merasimi yapıp karı-koca hayatı yaşayarak boşanmış kadın konumuna getirildikten sonra babasının evine gönderilmiş olması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığının kabulü gerektiği ve somut olayın yukarıda izah edilen koşulları göz önüne alındığında, önceki yerleşik içtihatların hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu ve o içtihatlardan ayrılacak bir hususun bulunmadığı, yerel mahkeme kararının dayandığı delillerle bu delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın Çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.19/02/2019

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/15297, K. 2019/612, 12 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M)
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15297
Karar No
2019/612
Tarih
12 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/15298 K.2019/14101
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/15298 K.2019/4161
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/15298 K.2019/1504
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/15298 K.2019/853
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/15299 K.2019/14102
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/15300 K.2019/14103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.