KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/16884 E., 2017/347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda mahkemece kurulan hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ na eklenen geçici 4/2. maddesi uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne dair 27/09/2013 gün, 2012/394 esas, 2013/487 karar sayılı ilk kararı, Dairemizin 03/02/2014 gün, 2014/703 esas, 2014/1483 karar sayılı ilamı ile; "... kamu görevlisi olan davalı hakkında, kusuruna dayanılarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece; idare aleyhine tazminat davasının açılabilmesi için hizmet kusurundan kaynaklanan idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışların bulunması gerektiği, somut davada taraflar arasında meydana gelen olayın hizmet kusurundan kaynaklanan idari işlem ve eylem niteliğinde bulunmadığı, davalının kamu görevlisi olduğu ancak gerçekleştirdiği haksız eylemin görevi ile bir ilgisinin bulunmadığı, kişisel kusurundan ileri geldiği, bu hali ile Anayasa'nın 129/5 maddesi ile Devlet Memurları Kanununun 13/1 maddesinde düzenlenen güvenceden yararlanma olanağının bulunmadığı gerekçesi ile önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; doktor olan davalının, davacıya hakaret ettiğinden bahisle, salt kişisel kusuruna dayanılarak istemde bulunulduğu, davalıya husumet tevcih edilmesinin doğru olduğu, açıklanan nedenlerle direnme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/16884, K. 2017/347, 19 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama