KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/5242 E., 2018/1599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/12/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının davacıya evlenme vaadiyle yakınlaşıp davacının bekaretini bozduğunu, bu beraberlik esnasında gizlice davacıyı görüntüleyip üçüncü şahıslara ifşa ettiğini belirterek, davacının uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu olaya ilişkin olarak davalı hakkında görüntü veya seslerin kaydedilmesi ve ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/239 esas sayılı dosyasında kamu davasının devam ettiği, henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
818 sayılı BK'nın 53. maddesi (6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem öğretide, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/239 esas sayılı dosyasının sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/5242, K. 2018/1599, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama