KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/6242 E., 2016/9443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/12/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen 28/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 53. (HUMK 39) ve devamı maddelerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir.
Davaya konu olayda; ihbar edilen .. davalı sıfatına sahip olmayıp sadece ihbar edilen konumundadır, dolayısı ile davanın usulden reddi üzerine usul yasasına ve Avukatlık .. hükümlerine göre ihbar olunan şirket lehine vekalet ücretine hükmedilemez.
Mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak, ihbar olunan lehine de vekalet ücretinin davacıdan tahsiline dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/6242, K. 2016/9443, 5 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama