KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/659 E., 2016/4061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/06/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat ve ağaçlandırma gideri istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 15/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 6831 sayılı .. kaynaklanan tazminat ve ağaçlandırma gideri istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı,davalının Devlet ormanından ağaç kesmek ve açma yapmak suretiyle idarenin zarara uğramasına yol açtığını iddia ederek, uğranılan zararın tazminini istemiştir.
Davalı, iddiaların asılsız olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin, davacı idarenin zararının ceza yargılaması esnasında davalı tarafından giderildiği, davacının yapılan bu ödemeye sadece faiz noktasında itiraz ettiği kabul edilerek, istemin reddine dair verilen kararı Dairemizin 03/03/2014 tarih 2013/6384 E-2014/3573 K sayılı ilamı ile davanın dayanağı olan eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu davacı idare tarafından haklı olarak olay tarihinden itibaren faiz talep edildiği bu dava açıldıktan sonra,
ceza yargılaması sırasında ağaçlandırma bedelinin davalı tarafından zararın ödendiğini ancak faiz ödenmediğinden davacı idarenin karşı koyduğu gözetilerek ve ceza dosyasında ödenen ağaçlandırma bedeli ile ödenmeyen emval bedeli toplamı üzerinden olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken faiz konusunda herhangi bir karar verilmeyerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemecede bozmaya uyulmuş ve davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Buna rağmen bozmanın (2-a) bendinede uyulmuşken faize ilişkin hüküm kurulmamış, bozmanın gereği yerine getirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/659, K. 2016/4061, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama