KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2017/1088 E., 2020/427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Davacı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 05/11/2013 gününde verilen dilekçe ile davalı üretici birliğinin kendiliğinden sona erdiğinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/03/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı birliğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacı vekili; davalı birliğin 23/09/2009 tarihinden bu yana olağan genel kurul toplantısını iki defa üst üste yapamaması nedeniyle 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu’nun 20. maddesi, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 36. maddesi atfıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 87. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, dava dilekçesinde davasını usulüne uygun olarak ... İlçesi ... Sebze Üreticileri Birliğine ve birliği kanun gereği temsil eden son genel kurul toplantısında seçilen yönetim kurulu üyelerinin tamamına yöneltmiştir.
Ancak mahkemece gerekçeli karar başlığında kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istemine konu edilen davalı üretici birliğin ve temsilcilerinin ihbar olunan sıfatıyla ve davacı Bakanlığın ihbar eden sıfatıyla gösterilmiş olması doğru olmamıştır.
Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2) Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmemesi ve davacı Bakanlık tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılardan tahsili yerine kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/1088, K. 2020/427, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama