KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/108 E., 2018/1158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 06/07/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.Davacı idare, davalıların haksız eylemleri ile yaralanan dava dışı polis memurlarına 2330 sayılı yasa gereğince ödediği tazminatın rücuen ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne ve belirlenen toplam tazminat miktarının tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olduğundan, zararın doğmasına neden olduğu iddia edilen davalılardan her biri, yalnızca kendi kusuruna isabet eden miktardan sorumludur.
Davalıların mahkemece takdir edilen zararın tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru değildir. Rücuda teselsül olmaz ilkesi uyarınca, her bir davalının somut olaydaki kusur ve sorumluluğuna göre tazminata karar verilmelidir.Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/108, K. 2018/1158, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama