İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2607 K.2020/146

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/10/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Esas2018/2607Karar2020/146Tarih20 Ocak 2020Okuma7 dk · 1.377 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2018/2607 E., 2020/146 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2020
Mahkemesi
...Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
...24. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.377 kelime·7 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/10/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2016 günlü karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun HMK'nın 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince esastan reddine dair verilen ...Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesince verilen 21/09/2017 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24/12/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı asıl ... ve vekili Avukat ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

Davacı vekili; davalının 11/10/2010 tarihinde %100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu davacının ağır bedensel zarara uğrayarak maluliyetinin oluşması üzerine davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın sigortacısı olan AXA Sigorta A.Ş'ne karşı ...11. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, bu davada yapılan yargılama sonucunda maddi zararın 275.887,77 TL olarak belirlendiğini, ancak poliçe limiti olan 175.000,00'TL nin sigorta şirketinden tahsiline karar verildiğini belirterek poliçe limitinin üzerinde kalan 100.887,77 TL'na ilişkin davalı sürücü aleyhine başlattıkları takibe vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin taraf olmadığı asliye ticaret mahkemesinde yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, fırın işçisi olan davacının sürücü belgesi olmadan ve kask takmadan motosiklet kullandığını, davacının zararın artmasına neden olan kusurunun saptanması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davacının meydana gelen kazada %68 oranında çalışma gücünü kaybettiği, asliye ticaret mahkemesinde sigorta şirketi aleyhine açılan davada poliçe limiti üzerinden davanın kabul edildiği, eldeki davada davacının bakiye zararının belirlendiği, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Hükme karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

...Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, asliye ticaret mahkemesi dosyasında yapılan yargılamada belirlenen maddi tazminatın sigorta şirketinin poliçe limitinin üzerinde kalan kısmına ilişkin davacının davalı aleyhine başlattığı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince davacının fırında ekmek pişirme ustası değil vasıfsız işçi olarak çalıştığı ve tazminatın buna göre belirlenmesi gerektiği yönündeki davalının istinaf talebi yerinde bulunmuş, ilk derece yargılamasında eksiklik görülerek duruşma açılıp davacının SGK'dan hizmet dökümleri istenerek yeniden bilirkişi raporu alınmış, ancak davacının 2008 yılında dava dışı işverene karşı kıdem tazminatı alacağına ilişkin olarak ...7.

İş Mahkemesinde açtığı davada ve ticaret mahkemesinde sigorta şirketi aleyhine açtığı davada verilen kararların kesinleşmiş olduğu ve kuvvetli delil oluşturduğu, davacının ekmek pişirme ustası olduğu kabul edilerek istinaf aşamasında alınan rapora itibar edilmediği ve ilk derece yargılamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, netice itibariyle davalı vekilinin kusura ve tazminat hesabına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HMK'nın “Duruşma yapmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde;

"b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;

1)İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,

2)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,

3)Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında,

duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HMK’nın 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendiyle bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı takdirde ve ancak bu halde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma yapılmaksızın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilmesi için dosyanın tekemmül etmiş bulunması, başka bir anlatımla ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillere göre istinaf başvurusunda bulunan taraf ya da tarafların itirazının incelenip denetlenerek bir kanaate varılmasının mümkün bulunması zorunludur.

Bir başka deyişle, ilk derece mahkemesi kararında hiç bir eksiklik veya yanlışlık olmadığı duruşma açılmaksızın anlaşılabilecek kadar açık ve netse bu kapsamda bir değerlendirme yapılabilecektir. Böylece istinaf başvurusunun anılan bent kapsamında esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir.

Diğer taraftan, aynı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin tahkikat eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yukarıda belirtilen bu üç hâlde bölge adliye mahkemelerine duruşma yapmaksızın davanın esası hakkında karar verebilme hak ve yetkisi verilmiş bulunmaktadır.

HMK’nın 356. maddesi uyarınca, 353. maddesi kapsamında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi mümkün görülen hâller dışında istinaf incelemesi duruşma açılmak suretiyle yapılacaktır. Buna göre, ön inceleme (HMK m. 352) veya ilk incelemede dosya üzerinde karar verilmesi mümkün olan hâller (HMK m. 353) dışında bölge adliye mahkemesince duruşma yapılması gerekmektedir. Bir başka deyişle, istinaf yargılamasında kural, duruşma yapılmasıdır. Duruşma yapılmadan karar verilebilecek hâller ise Kanun tarafından açıkça yetki verilen hâllerle ile sınırlı ve istisnadır. İstisnalar ise dar yorumlanmak durumundadır. (HMK 352 ve 353. maddeler).

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili belirtmek gerekirse; ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin tahkikat eksikliğinin saptanması, ilk derece yargılaması sırasında alınan bilikişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınması ve yeni tanık beyanlarının alınmasının gerekli bulunması hâllerinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.

HMK’nın 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince duruşma açılmaksızın tamamlanabilecek yargılama eksikliklerinin varlığı durumunda dahi, bölge adliye mahkemesince esastan yeni bir karar verilmesinin gerekli kılınmış olduğu nazara alındığında, yargılamadaki eksikliğin duruşma açılarak giderilmesi hâllerinde, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de esastan yeni bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.

Zira anılan bentte de yer alan düzenlemenin, bu eksikliğin duruşma açılmadan giderilemeyecek nitelikte olması veya duruşma açılarak giderilmesi hâlinde başka bir cihet öngördüğünü söylemek mümkün değildir. HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan tahkikat işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hâl, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.

Aksinin düşünülmesi, bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına sebebiyet verecektir. Dolayısıyla bölge adliye mahkemesi, aleyhine kanun yoluna başvurulan bir kararla ilgili istinaf talebini kabul ederek yaptığı incelemede ilk derece mahkemesiyle aynı sonuca varmış olsa da mutlaka yeni bir karar vermek zorundadır.

Somut uyuşmazlığa gelince; bölge adliye mahkemesince davalının tazminat hesabına ilişkin istinaf talebi kabul edilerek ilk derece yargılamasında görülen eksikliğin duruşma açılmak ve davacının SGK’dan hizmet dökümleri getirtilerek bilirkişi raporu alınmak suretiyle tamamlanmasına karar verildiği, ancak yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353.

Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verildiği nazara alındığında, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar çerçevesinde, yargılamadaki eksikliğin duruşma açılarak ve yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle giderilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.

Aksi hâlde, incelenen kararda olduğu gibi bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine değinilirken, bir yandan da ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacak bu durum ise kanuna aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edecektir.

Açıklanan nedenlerle, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan ...Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin kararının re’sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın adı geçen Daireye GÖNDERİLMESİNE ve davalı yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek hâlinde geri verilmesine, 20/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2607, K. 2020/146, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2607
Karar No
2020/146
Tarih
20 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/2608 K.2020/182
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/2608 K.2020/434
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/2617 K.2020/193
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2620 K.2020/68
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2621 K.2020/410
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2622 K.2020/411

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.