KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/4933 E., 2020/3453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Davacı SGK Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/05/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/07/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4375 esas sayılı dosyası ile alacağın temini için takibe geçildiğini, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına ve haksız itiraz sebebiyle takip tutarının % 40'ından aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne ve asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu alacak davacı tarafından 08/05/2009 tarihinde takibe konulmuş olup söz konusu tarihte yürürlükte bulunan 2004 sayılI İcra Ve İflas Kanunu'nun 67/2.
Maddesi ile" (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklindeki düzenlemenin bulunduğu,
söz konusu düzenlemenin "(Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. " şeklinde takip tarihinden sonra değiştirildiği anlaşılmış olup, Mahkemece belirlenen bedel üzerinden % 40 yerine % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından 6217 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/4933, K. 2020/3453, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama