İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/62 K.2020/1077

Davacılar ... ve ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ... ve diğerleri aleyhine 27/10/2016 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda;…

Esas2018/62Karar2020/1077Tarih4 Mart 2020Okuma7 dk · 1.376 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2018/62 E., 2020/1077 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2020
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.376 kelime·7 dk okuma

Davacılar ... ve ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ... ve diğerleri aleyhine 27/10/2016 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/05/2017 günlü karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ... ve ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık .... Ltd.

Şti vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacıların istinaf başvurusunun reddine davalılar ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık .... Ltd. Şti ve ... ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne, ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/421 esas 2017/184 sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu davalılar yönünden düzletilerek. (İstinaf kanun yoluna başvurmayan davalı ... yönünden kararın aynen muhafazasına), davacıların davalılar ...

Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık .... Ltd. Şti. ve ... ...'ya yönelik davasının reddine dair verilen 25/10/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında davacılar vekili ve davalılar ... ... ile ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık .... Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) vekilinin istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından davacıların istinaf başvurularının reddine, davalılar ... Ltd.

Şti. ve ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne, ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/421 Esas, 2017/184 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu davalılar yönünden düzeltilerek. (İstinaf kanun yoluna başvurmayan davalı ... yönünden kararın aynen muhafazasına), davacıların davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'ya yönelik davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, davalılardan ...'nun yayın sahibi olduğu, davalı ... Ltd. Şti.’nin yayınladığı ...Gazetesi’nin 17/08/2015 tarihli nüshasının 1. ve 12. sayfalarında yayınlanan, davalılardan ... tarafından yazılan "O çapulcular şimdi nerede" başlıklı yazı ile müvekkillerinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar ... Ltd. Şti. ile ... vekili, dava dışı bir milletvekilinin twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde dava konusu haberde yer alan açıklamaları yaptığını, müvekkilinin yorumsuz olarak milletvekilinin yaptığı bu açıklamaları "O çapulcular şimdi nerede" başlığı ile haber yaptığını, davacıların kişilik haklarına karşı bir saldırının bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak yargılamaya katılmamıştır.

İlk derece mahkemesince; davaya konu yazı bir bütün hâlinde incelendiğinde, dava dışı kişinin açıklamasını yansıtmaktan uzak olduğu, kişilik haklarına saldırı içeren "şerefsiz" sözünün yazının bir kaç yerinde vurgulandığı ve yazının davacı tarafın kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükme karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu yayında adı geçen milletvekilinin açıklamalarının ifade hürriyeti ve eleştiri sınırları kapsamında olduğu, haber içeriğinde geçen ''çapulcu'' kelimesinin dava dışı bir kişi hakkında kullanıldığı, haberde yer alan ''şerefsiz'' ifadesinin davacıya yönelik kullanıldığının söylenemeyeceği, genel nitelikte düşünce açıklaması ve eleştiri olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının reddine, davalılar ... Ltd.

Şti. ve ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne, ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/421 Esas, 2017/184 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu davalılar yönünden düzeltilerek. (İstinaf kanun yoluna başvurmayan davalı ... yönünden kararın aynen muhafazasına), davacıların davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'ya yönelik davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık; davacılar hakkında sarf edilen sözlerin ifade özgürlüğü ya da kişilerin şeref ve itibarına saygı gösterilmesini isteme haklarından hangisinin kapsamında kaldığına ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi gereğince kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talep edebilir.

İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir.

İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.

Ancak belirtmek gerekir ki ifade özgürlüğü sınırsız değildir. Başta siyasi kişiler olmak üzere, en geniş hâlde dahi ifade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur.

Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır.

Davalının söylediği sözlerin ve gösterdiği fotoğrafların, ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını tespit ederken mahkemece ortaya konulan gerekçenin, bu özgürlüğü sınırlamak için yeterli ve ilgili olmasının yanında, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerekir.

Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

Kamuya mal olmuş kişilerin şeref ve itibarı ile ifade özgürlüğünün çatışması hâlinde bu iki hak arasında makul bir denge kurulmalıdır. Dengeleme yapılırken; dava konusu açıklamanın kamu yararına ilişkin bir tartışmaya sağladığı katkı, ilgili kişinin tanınırlığı, toplumdaki rolü ve işlevi ile yazıya konu olan faaliyetin niteliği, açıklama veya yayının konusu, kapsamı, şekli ve etkileri, ilgili kişinin daha önceki davranışları, bilgilerin elde edilme koşulları ve gerçekliği ile uygulanan yaptırımın niteliği göz önüne alınmalıdır.

Somut olayda, ...Gazetesi’nin 17/08/2015 tarihli nüshasında 1 ve 12. sayfalarında yayınlanan davalı ... tarafından kaleme alınan “O çapulcular şimdi nerede?” başlıklı yazıda, davacılar hakkında dava dışı bir milletvekilinin twitter adlı sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yaptığı açıklamaların aktarıldığı belirtilerek, “Yalıda oturan, ellerinde viski kadehleriyle Türkiye’yi karıştıran ve ...’ye oy veren şerefsizlere ‘şerefsiz’ diyemeyecek miyiz? ... çakallarına ‘şerefsiz’ demeyeyim de kime diyeyim? Dünya alem biliyor ki ... denilen yapı ...’nın eylemlerini meşrulaştırılmak için vardır. Ağaç için yürüyen o iş adamları o sanatçılar nerede? Nerede Çapulcu ..., nerede...?”ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.

İfade özgürlüğünün sınırı, kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkıdır. Çatışan bu iki hak arasında dengeleme yapılırken öncelikle dava konusu yayının davacılara ilişkin bölümünün, kamuoyunu ilgilendiren ve kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır.

Yayında ... semtinde yalıda oturan Türkiye’yi karıştırdığı iddia edilen bir kesim ile bir siyasi partiye oy verenlere ‘şerefsiz’ isnadında bulunulduğu, anılan siyasi partinin ... terör örgütünü meşrulaştırmak için var olduğunun belirtildiği, ağaç için yürüyenlere hitaben nerede o çapulcular denildiği görülmüş, bu ifadelerin sonunda davacı ...’un ismi de geçirilerek anılan iddialarla ilişkilendirilmiştir.

Davacı tarafın yazıda geçen iddialarla bir ilgisinin bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil mevcut olmayıp bu olaylarla davacının ilişkilendirilmesinde kamusal bir yararın varlığından da bahsedilemez.

İkinci olarak davalılar vekili cevap dilekçesinde dava dışı milletvekilinin twitter adlı sitede yaptığı paylaşımı aynen yayınladıklarını, herhangi bir yorum katmadıklarına da beyan etmişse de söz konusu ifadelerin davalı tarafa ait yayın organında yayınlanması ve yazı içeriğinde hakaret içeren ve terör örgütü ile ilişkilendirilen ifadelerin de bulunması açıkça davacıların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkına aykırı hareket edilmiştir.

Bu durumda davacıların şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalıların ifade özgürlüğünden üstün tutulmalı ve davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilmelidir. İfade özgürlüğüne bu kapsamda getirilen sınırlama, ölçülü ve orantılı olduğu gibi demokratik toplum düzeninin gereklerine de uygundur. Dolayısıyla davaya konu yayında geçen ifadeler nedeniyle ve davacı tarafın bir terör örgütü ile ilişkilendirmesi suretiyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı sonucuna varılmıştır.

Şu durumda; kişilik hakları saldırıya uğrayan davacılar yararına 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Bu haliyle; Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, davanın kısmen kabulüne dair ilk derece kararının anılan davalılar yönünden düzeltilip davanın istinaf talebinde bulunan bu davalılar yönünden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/03/2020 gününde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/62, K. 2020/1077, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/62
Karar No
2020/1077
Tarih
4 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/65 K.2020/1026
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/67 K.2020/2104
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/69 K.2020/1731
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/75 K.2020/284
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/76 K.2020/1043
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/82 K.2020/1013

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.