KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/1508 E., 2019/4093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/05/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleen davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Asıl ve birleşen dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Dosya kapsamından, asıl ve birleşen davada davacının farklı yayınlara ilişkin talepleri olmasına rağmen mahkemece verilen hükümde her bir dava için ayrı ayrı hüküm tesis edilmediği gibi hüküm altına alınan miktarların da açıkça belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yukarıda gösterilen kurallar gözetilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1508, K. 2019/4093, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama