KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/2129 E., 2019/4138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Davacı ... İnş. .... San.ve Tic. A.Ş. vekili Avukat Devrim Biçen tarafından, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü aleyhine 25/11/2013 gününde verilen dilekçe ile Maden Kanunu'nun 7. maddesine dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, Maden Kanunu'nun 7. maddesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafından inşası devam eden ...
Sulaması Ana Kanal İnşaatı Proje Alanı ile aynı bölgede davacıya ait bazalt (mıcır) işletme ruhsat sahası bulunduğunu, proje alanındaki çalışma ile maden ruhsat sahasının birbirlerinin faaliyetlerini engellediğinin tespit edildiğini, bu nedenle Kalkınma Bakanı, Orman ve Su İşleri Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlarından oluşturulan kurul tarafından 24/09/2012 tarihinde alınan karar ile “Ana kanal projesi lehine işlem yapılmasında kamu yararı görüldüğü, yatırımın gerçekleşmesi halinde maden işletme faaliyetlerinin yapılamaz hale gelmesinden dolayı ruhsat sahasındaki işletme faaliyetlerinin kısıtlanmasına,
yatırım giderlerinin proje sahibi ... Genel Müdürlüğü tarafından karşılanmasına ve ... tarafından gerekli işlemlerin yürütülmesine” karar verildiğini, davacı tarafından ... aleyhine ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/123 değişik iş sayılı dosyası ile söz konusu işlem nedeniyle zararlarını tespit ettirildiğini, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyon tarafından mahallinde gerçekleştirilen tetkikler sonucunda tespit edilen 1.825.871,17 TL yatırım giderinin davalı ...
Genel Müdürlüğünce davacı şirketin hesabına yatırıldığını ve bu paranın davacı tarafından şerh konularak çekildiğini, belirtilen miktarın çok cüzi bir rakam olduğunu, hazırlanan raporda inşaat değerlerinin düşük hesaplandığını, arsa kiralama bedellerinin hesaplanmadığını, davacının ocağa yakınlık nedeniyle entegre olan ocağın parçası durumunda olan ocak dışında 2 km uzaklıkta asfalt plent tesisi ve beton tesisinin verilen kurul kararı üzerine atıl hale gelmesi nedeniyle oluşan zararların hesaplanmadığını,
ocağın kapanmasından ötürü davacının ticari bağlantıları nedeniyle sağlamayı taahhüt ettiği taahhütlerini yerine getiremediğini ve bu bağlantılar nedeniyle elde edeceği karların hesaplanmadığını, zararın çok daha fazla olduğunu belirterek, ... tarafından taraflarına ödenen miktar hariç olmak üzere tespit edilecek zararın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak dava konusu maden ocağı ile bu yere 2 km mesafede olan davacıya ait asfalt plent tesisi ve beton santralinin yatırım giderlerine hükmedilerek davanın kısmen kabulüe karar verilmiş davalı ... Genel Müdürlüğü harçtan sorumlu tutulmuştur.
7139 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 6200 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca davalı ... Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan ve bu husus resen gözetileceğinden davalının harçla sorumlu tutulması doğru değildir. Ne var ki; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2129, K. 2019/4138, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama