KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/2508 E., 2019/6181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vekili Avukat ... aleyhine 16/09/2013 gününde verilen dilekçe ile davalı ... tarafından ödenmeyen yardım sandığı alacağı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/07/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davalı ... tarafından ödenmeyen yardım sandığı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkilinin Anadolu Ajansında gazeteci olarak çalıştığını, emekli olduğunu, Türkiye Gazeteciler Sendikasına ve davalı sandığa üye olan davacının davalı sandıkta birikmiş alacağının bulunduğunu, sandık tüzüğünün 10. maddesi gereğince, davacının birikmiş alacağının emeklilik tarihinde emeklilik şartlarına göre ödenmesi gerektiğini, yapılan kısmi ödeme sonrası müvekkilinin bakiye alacağının bulunduğunu, emekli olanlara yapılan sandık tazminatı ödemelerinin davalı ajans bütçesinden karşılandığını belirterek alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu alacağa temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş olup mahkemece dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı dava konusu alacağın ödenmesi hususunda dava tarihinden önce davalıya noter kanalıyla 01/10/2012 düzenleme tarihli ihtarname çekmiş ve bu ihtarname 09/10/2012 tarihinde davalının çalışanına tebliğ edilmiştir.
TBK’nın 117. maddesinde; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği düzenlemesi mevcuttur.
Şu halde; dava konusu alacağa temerrüt tarihi olan 09/10/2012 tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi
bozmayı gerektirir ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 Sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2508, K. 2019/6181, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama