Dava, 6183 sayılı Kanun’un 79/6. maddesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28/11/2018 tarihli 2016/7051 esas ve 2018/11405 karar sayılı ilamında özetle “Somut olayda; davalı banka ile dava dışı ..... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 20.11.2009 tarihli kredi genel sözleşmesinin mevcut olduğu, sözleşmenin 11. maddesine göre davalı bankanın dava dışı firmanın her türlü hak ve alacağı üzerinde doğmuş ve doğacak hakları için rehin, takas ve mahsup hakkı bulunduğunun görüldüğü,
sözleşmenin 11. maddesine göre davalının rehin, takas ve mahsup hakkı bulunmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35. maddesi hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmediği” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, 17/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.