Davacı vekili, davalı tarafça yapılan AVM inşaatı sırasında ortaya çıkan hafriyatın, inşaatın karşısında bulunan ve mülkiyeti müvekkiline ait olan araziye izinsiz olarak boşaltıldığını, hafriyatın kaldırılması için davalı tarafa yazılan yazıya hafriyatın kendileriyle ilgisinin bulunmadığı yönünde cevap verildiğini, bunun üzerine hafriyatın kaldırılması için müvekkili kurum tarafından ihale yapıldığını ve 215.232,00 TL bedelle hafriyatın başka yere naklettirildiğini,
müvekkilinin yapmış olduğu bu harcamadan davalının sorumlu olması sebebiyle Çorum 5. İcra Müdürlüğünün 2018/1561 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafın haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından inşaat sürecinde yapılan tüm iş ve işlemlerin hukuka, kanun ve tüm mevzuata uygun olarak yasaların belirlediği sınırlar içerisinde yerine getirildiğini, AVM inşaatı dolayısı ile ortaya çıkan hafriyatın belediyece belirlenen döküm alanına müvekkili şirketin anlaşmış olduğu firma tarafından götürülerek döküldüğünü, ufak bir kısmın ise ... Holding bünyesinde bulunan ...'sine götürülerek bu alandaki bir kısım işler için kullanıldığını, inşaattan çıkan hafriyatın hiç bir şekilde dava konusu alana dökülmediğini, 2015 yılı içerisinde hukuka uygun olarak tüm hafriyat işlemlerini tamamlayan müvekkili şirketten 2017 yılı sonunda alakalı olmadığı bir hususta talepte bulunulmasının anlaşılamaz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı taraf icra takibine konu alacağın davalı tarafın hafriyatının nakledilmesi nedenine dayandırdığı, davalı taraf ise hafriyatın kendilerine ait olmadığından bahisle itirazda bulundukları hafriyatın bulunduğu ve nakledildiği hususu sabit ise de dosya kapsamında toplanan delillerden davacı tarafın hafriyatın davalı tarafa ait olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince. İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 04.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.