KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2020/557 E., 2020/3165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve ... (Kendi adlarına asaleten ...'e velayeten) vekilleri Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 02/12/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 07/03/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinde “ (1)Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir, (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Şu durumda, manevi tazminat istemi kısmen ret edildiğine göre; kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi uyarınca, reddedilen miktar üzerinden, davacı lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
3-Davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... kabul ve ret oranına göre harçtan sorumlu tutulmuştur. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davalı harçtan muaf olup, harçtan sorumlu tutulamaz. Mahkemece davalı tarafın harçtan sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/557, K. 2020/3165, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama