KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/10020 E., 2023/4333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/174 E., 2020/952 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret/ Davanın Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/272 E., 2017/227 K.
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.04.2006 tarihinde trafik sigortası olmayan motosiklette yolcu olarak bulunan davacının dava dışı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK)109/1 inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı içinde dava açılmadığını, 8 yıllık ceza zamanaşımı da dolduktan sonra dava açılığını, dava açmadan önce davacının müvekkiline yaptığı başvurunun motosikletin davacıya ait olması nedeniyle reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kazanın 08.04.2006 tarihinde meydana geldiği, taksirle yaralama suçu için öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımının 08.04.2014 tarihinde sona erdiği, davanın 06.04.2015 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin haklı olduğu..." gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; KTK'nın 109/2 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık dava zamanaşımının uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı vekilinin 08.04.2006 tarihinde gerçekleşen kazada %36 oranında maluliyete uğradığını belirtir 07.04.2011 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna dayanarak 06.04.2015 tarihinde dava açtığı, davanın açıldığı tarih itibariyle gerek kaza tarihinden gerek davacıların dayandığı rapor tarihinden itibaren KTK'nın 109/1. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı dolduğu gibi kaza tarihinden itibaren 8 yıllık ceza zamanaşımını da dolduğu,
Mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre %22 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği, davacının en son 02.04.2013 yatış 05.04.2013 çıkış tarihli epikrizine göre tibiada bulunan viscotek civisinin çıkarıldığı, bu tedaviden itibaren ise %4,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı belirtildiği,
görüldüğü üzere, en son 05.04.2013 tarihli tedavisinde maluliyet oranı daha da düştüğü için gelişen yeni durumdan bahsedilemeyeceği, bu nedenle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verdiği karar sonucu itibariyle doğru bulunduğu" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, KTK'nın 109/2 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık dava zamanaşımının uygulanması gerektiğini, maluliyet tazminat sorumlusundan yeni öğrendiğini ve 18.03.2015 tarihinde vekalet çıkardığını belirterek istinaf kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik sigorta poliçesi olmayan motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 72 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle olay tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında KTK'nın 109/2 nci maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10020, K. 2023/4333, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama