KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/10253 E., 2023/10323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/58 E., 2020/146 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddine/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/494 E., 2019/1042 K.
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.2016 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluku Sigortası (ZMSS) ile sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresinde bulunan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacının aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 10.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi hasarlı kazalarda geçerli olan iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının davalıya olayı ihbar ettiğini, bu nedenle zamanaşımının kesildiğini, bu nedenle kaza tarihinin zamanaşımı başlangıcı olarak alınamayacağını, olayda zamanaşımı süresinin genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı kaza (26.05.2016) tarihi itibariyle zararı ve tazminat yükümlüğünü öğrendiğinden davanın en geç 26.05.2018 tarihinde açılması gerekirken bu süre aşılarak 22.06.2018 tarihinde açıldığı, davalının süresi içinde ve usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü, böylece tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49 ve 72 inci maddesi birinci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10253, K. 2023/10323, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama