KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/10972 E., 2022/3612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21/07/2019 tarih 2019/İHK-8822 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından özetle; başvuranın doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiği, ispat külfeti kendisinde olmasına rağmen rizikonun teminat içinde kaldığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile başvuru ve itirazın reddine karar verilmiş; karar Sayın Çoğunluk tarafından onanmıştır.
Başvuran tarafından olay yeri terk edilmemiştir. Kolluk kuvvetlerine haber verilerek olay yerinde beklenmiştir. Alkol raporu dosyada yoktur. Tutanak düzenleyicisi polis memurlarının alkol kokusu bulunduğu ve hava yastığı açılmadığı gözlemine dayanılarak başvuranın alkollü olduğu gerekçesi ile talep reddedilmiştir.
Başvuran kolluk kuvvetlerini müteaddit defa aradığını, geç gelinmesi nedeniyle şikayette bulunduğunu, bu nedenle polis memurları ile arasında tartışma çıktığını, şikayetine kızılması nedeniyle aleyhine gözlem olarak tutanağa şerh düşüldüğünü beyan etmesine rağmen bu iddiaları araştırılmamıştır. Tutulan tutanağın içeriği çelişkilidir. Alkol ölçümü 2,01 promil yazılmasına rağmen kusur ihlali hız sınırını %30'dan %50'ye aşanlar için öngörülen 51/2-b olarak belirlenmiştir.
Tutanak başvuran tarafından imzalanmamıştır. Çelişkiler giderilmeden , başvuranın iddiaları araştırılmadan eksik araştırma ile karar verilemez.
Bunun yanında, gerekçede dayanılan ''beyan yükümlüğünün ihlal edilmesi'' halinde sigorta şirketinin TTK 1449/2 maddesi uyarınca bir ay içinde sözleşmeyi kısmen veya tamamen fesh etme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda fesih hakkı kullanılmamıştır. Hal böyle olunca TTK 1439/2 uyarınca sigortalının kusuru var ise kusurun ağırılığına göre ancak indirim yoluna gidilebilir. Bu nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti Kararının bozulması gerektiğini düşündüğüm için Sayın Çoğunluğun ''onama'' görüşüne katılamamaktayım.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10972, K. 2022/3612, 1 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama