KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/14706 E., 2023/4877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/657 E., 2021/66 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Davanın İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2017/383 E., 2018/1139 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi destek ...'ün sevk ve iadresindeki araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı 19.09.2016 tarihli trafik kazasında, murisin hayatını kaybettiğini ve davacının destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketince 109.017,26 TL tazminat tutarı belirlendiğini, 28.03.2017 tarihinde ödemesinin yapıldığını, ancak davalı tarafından belirlenmiş olan tazminat tutarının destekten yoksun kalmış olan ...'ün talebini karşılamaması sebebiyle 28.03.2017 tarihinde Allianz Sigorta Anonim Şirketi'ne iadesinin yapıldığını,
bu başvuru neticesinde davalının 16.02.2017 tarihinde yapılan başvuruda talebi karşılar nitelikte cevap vermediğinden dava yoluna gidileceğinin bildirildiğini beyan ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 3.300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihi olan 16.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 90.029,93 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, zımni ret ve dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine davacı için 109.017,26 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak davacı yanca işbu tazminatın müvekkili şirkete iade edildiğini, dava tarihi itibariyle dahi temerrütünden bahsedilemeyeceğini beyan ile aleyhe açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "...meydana gelen kazada davalıya sigortalı aracın %50 kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esasına göre belirlenen zarar hesabı hükme esas alınarak " davanın kabulüne, 90.029,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davadan önce tüm tazminatın davacıya ödendiğini, ancak davacı tarafından ödenen bu miktarın iade edildiğini, bu nedenle davalının temerrüdünün bulunmadığını, tevdi mahalli tayin edilmesi gerektiğini, kusur durumunun gözetilmediğini, desteğin anne ve babasına pay ayrılmadığını, tazminatın fahiş hesaplandığını, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davalı sigortalı sürücünün kusur oranının yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, uyap sistemi üzerinden alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre desteğin anne ve babasının hayatta olmadığı, TBK 106. maddesi uyarınca kusur oranına göre daha yüksek destek tazminatı beklentisi olan davacının haklı sebep ile borcun ifasını kabulden kaçındığı, bu nedenle alacaklının temerrütü şartlarının oluşmadığı,
davalının da TBK 107. maddesi uyarınca belirlenen tazminatı tevdi mahalline ödeyerek borcundan kurtulmadığı, bu nedenle 01/03/2017 temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasında usule aykırılık bulunmadığı, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında da bir usulsüzlük saptanmadığı" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı desteğinin sevk ve idaresindeki araç ile davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında, desteğin ölümü nedeniyle davacının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, konusunda uzman bilirkişilerden alınan kusur ve hesap raporlarının kararda benimsenmesinde hata yapılmamasına, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların kesinleşmesi ve temyizde incelenememesine göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14706, K. 2023/4877, 4 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama