İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/15479 K.2021/5436

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/08/2013 gününde asıl ve 26/09/2017 gününde verilen birleşen dava dilekçeleri ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen…

Esas2021/15479Karar2021/5436Tarih23 Eylül 2021Okuma6 dk · 1.254 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/15479 E., 2021/5436 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.254 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/08/2013 gününde asıl ve 26/09/2017 gününde verilen birleşen dava dilekçeleri ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen 12/11/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Asıl davada davacı vekili, davalının sevk ve idaresindeki araçla görevli trafik polis memuru dava dışı ...'na çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu kazadan dolayı davalı hakkında Hatay 3. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, polis memurunun yaralanması nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödeme yapıldığını belirterek 7.014,50 TL nakdi tazminatın davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davanın yargılaması devam ederken açtığı birleşen davada ise;

olayda yaralanan dava dışı polis memuru tarafından Ankara 9. İdare Mahkemesinde 2013/1736 esası ile "nakdi tazminat komisyonu kararının iptali" istemiyle dava açıldığını, bu davanın reddinin temyizi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesince itirazın kabulüyle;

"dava konusu işlemin iptaline davacının sakatlandığı 2010 yılı itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanan nakdi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine" karar verildiğini,

idarenin bu kararıyla nakdi tazminat komisyon kararı ortadan kalktığından asıl dava karara bağlandıktan sonra komisyonun yeniden toplanarak yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre yaptığı hesaplamayla bulunan 11.294,60 TL tutara başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletildikten sonra çıkan miktardan daha önce ödenen asıl davaya konu 7.014,50 TL düşülerek kalan miktarın ödenmesine karar verildiğini, yani asıl davaya konu ödenen tutar dışında 7.597,51 TL daha ödeme yapıldığı belirtilerek bu tutarın davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davalar davalısı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı polis memuruna ödenmesi gereken miktarın 11.294,55 TL ve işlemiş faizi ise de bu miktardan polis memurunun kusuru oranında yapılan 2.258,91 TL indirim, 1.200 TL maddi yardım bedeli ve 368,10 TL maaşa yansımayan özel harekat tazminatı mahsup edildiğinde davalıdan istenebilecek tazminat tutarının toplam 8.203,74 TL olduğu,

davacının birleşen dosyada 7.014,50 TL tazminat talep ettiği ve talebinin tamamının kabulü gerektiği, birleşen dosyada talep edilen miktara birleşen dosyadaki bedelin ödeme tarihi olan 17/05/2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği; esas dava dosyası yönünden talep edilebilecek tazminat tutarının ise aradaki fark olan 1.189,24 TL olduğu, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Asıl ve birleşen dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda; mahkemece verilen ilk kararda davanın kabulüne karar verilmiş.

Dairemizin bozma ilamı ile davalının sorumluluğunun olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi, davalının olaydaki kusur durumunun tespit edilmesi ve davalı tarafça dava dışı polis memuruna bu olaya istinaden yapılan bu ödemelerin eldeki davada rücunun kapsamı olarak hesaplanan miktardan düşülmesi yönünde karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; bozma ilamından sonra yapılan yargılamada; mahkemece; davanın kabulü ile 7.014,50 TL’nin 08/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş.

Dairemizin bozma ilamı ile bu defa da davalının kusur durumu oranında denkleştirme yapılarak ceza yargılaması sırasında yaralanan polis memuruna idarece ödenen tutar mahsup edilerek davacı idarenin 4.411,00 TL tutarında tazminat talep edebileceği belirlendiği halde, uygun olmayan gerekçe ile hesapta yanlışlık yapılarak bilirkişi raporunda belirlenen tutarın daha üstünde kabul kararı verilmesi doğru bulunmayarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş;

bu aşamada davacı kurum tarafından 08/05/2013 tarihinde dava dışı polis memuruna 7.014,50 TL nakdi tazminat ödemesi yapılması nedeniyle dava dışı polis memuru tarafından nakdi tazminat tarihinin olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplanması yönündeki talebinin idare tarafından reddedilmesi üzerine Ankara İdare mahkemesinde açtığı dava üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulunun 2015/6809e-2016/1225 sayılı kararıyla“...yaralanmaya esas çarpma olayının 2010 yılında gerçekleştiği, nakdi tazminata ilişkin yönetmeliğin ilgili hükümlerininse 2013 yılında değiştirildiği,

davacıya dair hesaplamanın olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplanması gerektiği, davacının olay tarihi yönetmelik hükümlerine göre hesap yapılması yönündeki talebinin reddi yönündeki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüyle idare mahkemesi kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaliyle 2010 yılı yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanacak nakdi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine...” dair kararı üzerine yeniden hesaplama yapılarak 11.294,60 TL tazminat hesaplandığı,

hesaplanan tazminattan idarece ödenen 7.014,50 TL tazminatın mahsup edilerek kalan miktarın 5.532,03 TL ana para ve 2.065,48 TL'de faizi olarak ek ödeme yapıldığı ve davacı idare tarafından asıl dava karara bağlandıktan sonra komisyonun yeniden toplanarak yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre yaptığı hesaplamayla bulunan 11.294,60 TL tutara başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletildikten sonra çıkan miktardan daha önce ödenen asıl davaya konu 7.014,50 TL düşülerek kalan miktarın ödenmesine karar verildiği belirtilerek bakiye 7.597,51 TL idare zararının tahsili istemiyle birleşen davanın açıldığı,ve asıl dava dosyasıyla birleştirme

kararı verildiği, mahkemece verilen kararla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, Dairemizin bozma ilamı ile bu defa da; “asıl dava ile bozma ilamı sonrasında birleşen davaya dair taleplerin hem gerekçede hem de hükümde birbiri ile karıştırılarak infazda tereddüt oluşturulduğu” gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece verilen son kararla.

Aktüer bilirkişiden alınan kök ve ek rapor hükme esas alınarak; idare mahkemesi kararına göre; olay tarihi olan 18.12.2010 itibariyle en yüksek devlet memuru maaşı dikkate alınarak hesaplanan 11.294 TL’ye başvuru tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletildikten sonra çıkan miktardan 7.014 TL tutarındaki nakti tazminat aynen düşülerek ödenmesine karar verildiği,yaralanma nedeniyle 16.941,90 TL ödenmesi gerektiği, ancak yasal düzenleme nedeniyle ödenebilecek maksimum miktarın11.294,60 TL'yi geçemeyeceği davacı idare tarafından 01.07.2016 da 5.532 TL ve 19.07.2016 da 2.065 TL ek ödemeler yapıldığı,

ceza dosyasında dava dışı polise maddi zarar bedeli olarak 1.200 TL ödeme yapıldığı, çalışılmayan dönemde ödenmeyen özel harekat tazminat bedelinin 368 TL olduğu, dava dışı polisin kusuru, ceza dosyasında yapılan ödemenin mahsu ve çalışılamayan dönemde alınamayan özel harekat tazminatının eklenmesi ile davalıdan 8.203 TL istenebileceği, daha önceki bilirkişi raporunda istenebilecek tutar olarak belirtilen 4.411 TL'nin hesabın hatalı olduğu,

birleşen davada 17.05.2013 tarihinden itibaren 7.14 TL tazminatın, asıl davada da 26.09.2017 den itibaren talep edilen 7.597 TL’nin 1.189 TL’sinin istenebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle 1.189,24 TL'nin 26/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, birleşen davanın kabulüyle 7.014,50 TL'nin 17/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

Dairemizce daha önce asıl davada davalının kusur durumu oranında denkleştirme yapılarak ceza yargılaması sırasında yaralanan polis memuruna idarece ödenen tutar mahsup edilerek davacı idarenin 4.411,00 TL tutarında tazminat talep edebileceği belirlendiği halde, uygun olmayan gerekçe yeniden mahsup ve kusur indirimi yapılması doğru bulunmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Tarafların temyiz itirazları yönünden;

Birleşen dava da davacı idare tarafından, dava dışı polis memurunun İdare Mahkemsinde açtığı davasının kabul edilmesi nedeniyle 01.07.2016 da 5.532 TL ve 19.07.2016 da 2.065 TL ek ödemeler nedeniyle rücu isteminde bulunulmuş olup, İdare Mahkemesinde belirlenen şekilde yapılacak hesaplamadan, asıl dava dosyası açısından (daha önce Dairemizce kapsamı belirlenen) belirlenen tutarın indirilmesiyle belirlenecek miktar açısından birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplamaya dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/15479, K. 2021/5436, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/15479
Karar No
2021/5436
Tarih
23 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/15482 K.2021/5268
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/15483 K.2021/10530
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/15498 K.2021/13917
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/15500 K.2021/10524
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/15504 K.2021/13545
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/15509 K.2021/10548

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.