KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16223 E., 2021/7995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin dava dışı bankadan kredi kullandığını, kredinin teminatı amacı ile davalı ile muris arasında hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, murisin poliçe teminat süresi içinde öldüğünü, davalı nezdinde düzenlenen poliçenin vefat teminatı olan 51.700,00 TL'nin davalıdan tahsili ile muris adına çekilen kredi borcu kapsamında ilgili bankaya yatırılmasına, kredi borcu kapatıldıktan sonra artan kısım olursa muris adına bankaya yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.914,00 TL'nin mirasçılık belgesindeki payları oranında ödenmek üzere muris ... adına ... ... Şubesi'ne yatırılmasına, davacıların dava dışı lehdar ... T.A.Ş'ye ödenmesini talep ettikleri 45.786,00 TL yönünden bankanın davada taraf olmaması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamından önce 15/12/2015 tarihli karar ile kredi borcunun devam ettiği, borç miktarının teminat miktarından fazla olduğu, bankanın muvafakat etmediği, bankanın talebi olmadıkça borcun sigorta şirketinden ödenmesine yönelik talebin de yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine ...
17. Hukuk Dairesinin 15/10/2020 gün, 2020/1671 esas-2020/5716 karar sayılı bozma ilamı ile; “... poliçelere esas kredi borcunun artan kısım için bankanın onayına ihtiyaç bulunmadığı gibi, kalan kredi borcu için icra takibine girişilmiş olması durumunda dava dışı rehin alacaklının muvafakatinin sorulmasına da gerek yoktur....Buna göre mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken...” gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuş, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde mahkemece, işin esası yönünde hiçbir inceleme yapılmaksızın karar verilmemiştir.
Mahkemece yapılacak ...; bozma ilamında da belirtildiği üzere işin esasına girilerek, tazminatın kapsamı, murisin ölümünün teminat kapsamında kalıp kalmadığı, ödenmesi gereken tazminat miktarı gibi hususlarda araştırma ve inceleme yaparak hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibaret olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16223, K. 2021/7995, 28 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama