KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/1624 E., 2023/6169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1299 E., 2020/779 K.
- Hüküm/karar
- Red/ red
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/145 E., 2017/386 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 14.02.2014 tarihinde tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı kızı Güzel Kahraman'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, borçluya ait bir başka bölüm üzerinde davacının haczi olduğunu bu haczin alacağı karşılayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıya 85.000 USD borcu olduğunu inkar etmediğini, sattığı malların parası geldiğinde borcunu ödeyeceğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacı ile davalı ... arasında çekten kaynaklanan alacak ilişkisi bulunduğu, davacı şirketin iki adet çeke dayalı olarak davalı ...'dan alacaklı olduğunu iddia ettiği ve davalı ...'ın borcunu ödememek maksadı ile dava konusu 8 numaralı bağımsız bölümü diğer davalıya muvazaalı olarak devir ettiğini ileri sürdüğü ancak Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1288 Esas sayılı dosyasında davalı ...'ın, davacının iddia ettiği gibi iki adet çekten dolayı davacı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve bu sebep ve gerekçeler ile davacının davasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine.." varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Ticaret mahkemesince verilen menfi tespit kararının senetteki ciro silsilesinin sıhhati sebebiyle verildiğini, kendilerinin davalıdan alacaklarının devam ettiğini, taşınmazı devralan davalının borçlunun kardeşinin eşi olduğunu ve edimler arasında fahiş fark bulunduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tasarrufun iptali davasının ön şartı, davacı alacaklının davalı borçludan kesinleşmiş bir alacağının bulunmasıdır. Davacı alacaklının borçluya karşı açmış olduğu ve tasarrufun iptali davasına dayanak teşkil eden İstanbul 5. İcra Dairesinin, 2014/3919 numaralı takibine konu Yapı Kredi Bankası Laleli Şubesine ait, TR ......000090639854 İBAN nolu hesabından, Özmelek Tekstil San ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından davalı adına keşide edilen 0020179 seri no.lu 30/11/2013 keşide tarihli, 86.500,00 TL bedelli çek ile 0020178 seri no.lu, 30.12.2013 keşide tarihli, 86.500,00 TL'lik iki adet çek nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığı ve bu çeklerden dolayı davalı borçluya karşı takip yapılamayacağı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1288(E) ve 2015/561 (K) sayılı ilamı ile tespit edilmiş olup bu karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/15196 (E) ve 2016/6939 (K) sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Bu halde, davacı vekilinin tasarrufun iptali davası açması için ön şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kabulüne ilişkin kararının yerinde olduğu.." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek, davalı borçlunun 01.05.2014 tarihli cevap dilekçesi ile borcu kabul ettiğini, bunun mahkeme içi ikrar olduğunu, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/205 sayılı dosyasından borçlu aleyhine alacak davası açıldığını, verilen red kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırıldığını, dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinde olduğunu bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 187 ve 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davaların görülebilmesi için diğer genel dava koşullarının yanında, davacının borçludan bir alacağının olması ve borçlu hakkında yapılan takibin kesinleşmiş olması gerekir. Bu dava koşulları diğer dava koşulları gibi yargılamanın sonuna kadar varlığını devam ettirmelidir.
Somut olayda davacı 30.11.2013 ve 30.12.2013 tarihli çeklerden kaynaklanan 196.417,94 TL alacağı için 14.02.2014 tarihinde takibe başlamış ve takip kesinleşmiştir. Davacı borçlu tarafından İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1288 Esas-2015/561 Karar sayılı dosyasından açılan menfi tesbit davası, ciro silsilesinin takipte dikkate alınmadığı gerekçesi ile kabul edilmiş ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/15196 Esas 2016/6939 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Ancak davacı alacaklı yargılama devam ederken Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/205 Esas sayılı dosyasından aynı borç kaynağı ile ilgili olarak alacak davası açmış, dava red edilmiş İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 27.06.2019 tarih 2018/1333 Esas 2019/893 Karar sayılı ilamı ile davacı alacaklının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın kabulü şeklinde hüküm kurmuş, UYAP kayıtlarına göre karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih 2020/5004 Esas 2021/3189 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu halde, davacının borçludan alacaklı olduğu kabul edilerek, borçlunun aciz hali ve diğer iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
IV.KARAR
Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1624, K. 2023/6169, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama