KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16305 E., 2023/700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Hüküm/karar
- Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... tarafından 2013-2014 yılları arasında Eğriçayında bulunan asfalt plent iş makinesi için alınan kalorifer yakıtının, kurumlarına ait yakıt depolarına hiç boşaltılmadığı halde ambara girişi çıkışını gösteren taşınır işlem fişleri ve tartı tutanakları sahte şekilde düzenlemek suretiyle davalılar tarafından usulsuz şekilde ve hukuki dayanağı olmadan sivil toplum kuruluşlarına verildiğini, İçişleri Bakanlığına bağlı Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen 11.08.2015 tarih ve 132/8 sayılı tazmin raporunda yapılan inceleme sonucunda;
davacı kuruma ait 2013 yılında 721.950 kg ve 2014 yılında 71.180 kg yakıtın hukuki bir gerekçe olmadan sadece talimatla çeşitli sivil toplum kuruluşlarına miktarı belirtilmeden verildiği hususunun tespit edildiğini, kamu zararına neden olan davalılara Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik gereğince kamu zararının ödenmesi hususunun ihtar edildiğini,
ancak davalılarca kamu zararının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan bilirkişi raporuyla belirlenecek sorumluluk oranlarına göre tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu kamu zararından sorumlu olmasını gerektirecek yetki, görev veya sorumluluğu bulunmadığından hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı kurumda işçi statüsünde çalışan birisi olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verilen olayda taşınır işlem fişi veya tartı tutanağı düzenleme yetkisinin de bulunmadığını, olay tarihinde belediyenin yedek parça ile ilgili deposunda görevli ustaların yedek parça almalarına ve taşımasına yardımcı olmak amacıyla bulunan kadrolu işçi olarak görev yaptığını, söz konusu taşınır işlem fişlerindeki imzaların kendisine ait olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapılmasını gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
2. Davalılar ..., ... , ... ve ... cevap dilekçesinde; kamunun zarara uğratılması gibi bir olgunun gerçekleşmediğini, İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen tazmin raporunun eksik inceleme sonucu hazırlandığını ve hatalı olduğunu, bu sebeple raporda aleyhe olan hiçbir hususu kabul etmediklerini, müfettiş tarafından isimsiz ve imzasız şikayet dilekçesinde belirtilen hususlar ile ilgili öne sürülen iddiaların yasal dayanağı olmadığı gibi kanıtlayıcı herhangi bir belgede mevcut olmadığından soyut bir iddia olarak nitelendirildiğini ve iddia olmaktan öteye gidemeyen iş bu asılsız beyanlar ile müvekkillerinin kötüniyetli olarak yıpratılma çabası içerisinde olunduğunun açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
2013-2014 yılları arasında asfalt plent iş makinesi için belediye tarafından alınan kalorifer yakıtının, belediyeye ait yakıt depolarına boşaltılmadan usulsüz şekilde sivil toplum kuruluşlarına verilmek suretiyle oluşan belediye zararının davalılardan tahsilinin talep edildiği, Adıyaman Valiliğine sunulan 13.08.2014 tarihli isimsiz dilekçe üzerine tahkikat başlatılması sonucu davalılar hakkında 11.08.2015 tarihli mülkiye müfettişi raporu tanzim edildiği, Mülkiye müfettişi inceleme raporunda ve onun atadığı teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda iddiaların ödeme emri belgeleri ve ekleriyle davacı tarafından kanıtlanamadığı,
belediye personelinin ifadelerinden giderek tespitler yapılması, varsayımlara dayalı teknik bilirkişi raporunun esas alınması ve yaklaşık hesaplamalar yapılması nedeniyle iddianın davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davalıların müfettiş raporunda belirtildiği gibi kurumu zarara uğrattıklarının açık olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak kurumun uğradığı zararının tazminine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun usul, yasa ve dosya kapsamına göre yerinde olduğu, davacı idarenin davaya konu kalorifer yakıtını, davalı tarafından verildiği iddia edilen sivil toplum kuruluşlarına verme yetkisinin bulunduğu, davalıların iddia edilen yakıtı kendilerinin harcamadığı, davacı belediyenin de verebileceği ve yetkisinde olan sivil toplum kuruluşlarına verdikleri, bu nedenle kurum zararının oluşmayacağı, ilk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davalıların müfettiş raporunda belirtildiği gibi kurumu zarara uğrattıklarının açık olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak kurumun uğradığı zararının tazminine karar verilmesini gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum zararından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16305, K. 2023/700, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama