KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16747 E., 2022/5165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... İl Müdürlüğü vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 20/07/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davalı ... hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olmakla karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalı ... hakkında açılan davanın reddine dair verilen 07/02/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARŞI OY YAZISI
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Davalı ... hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olmakla hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı ... Tuğla A.Ş adına kayıtlı olan ve borcu bulunan abonelik kaydının daha sonra diğer dava dışı şahıslar adına geçirildiğini, her abonelik kaydına ilişkin işlemlerin ... borçlarını ödemekten kurtulmak amacıyla dava dışı şahıslar tarafından muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini, kurum görevlisi olan davalıların ise abone kayıt işlemlerinin tesisi ve abone borcunun takip edilmesi sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kurumun zarara uğratılmasına neden olduklarını belirterek, maddi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Hukukumuzda hakkaniyet, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nın 51.) maddesinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
Şu halde; dava konusu olayın gelişim biçimi, davalıların kusur durumu ve çalışma koşulları ile iş yoğunluğu da dikkate alınarak hükmedilen zarar miktarından 818 sayılı BK'nın 43-44. maddeleri (TBK'nın 51-52. maddeleri) gereğince uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz. 17/03/2022
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16747, K. 2022/5165, 17 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama