KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17067 E., 2023/1213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/354 E., 2021/456 K.
- Hüküm/karar
- Davanın reddi/İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/920 E., 2018/1241 K.
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.08.2009 tarihinde yolcu olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesi ağır yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyetinin sürekli bakıma muhtaç olmasına neden olduğunu, sürekli bakım giderinin karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bir ödeme olmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL sürekli bakım giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, aracın sürücüsünün davacı olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortasının 3. kişilerin zararını karşıladığını, işletenin taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; haksız yere davanın "zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verildiğini, bu konuda gerekli araştırmaların yapılmadığını, müvekkili davacının gerçek maluliyetini 26.04.2013 tarihinde Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesince aldırılan raporla tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf talebinin, dava dilekçesinde açıkça artan maluliyet nedeniyle sürekli bakıcı gideri talep edildiği belirtilmediğinden zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olarak esas alınması gerektiği, davaya konu trafik kazasının 06.08.2009 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunduğu; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu.
2918 sayılı KTK'nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olduğu, davanın olay tarihi üzerinden 8 yıl geçtikten sonra 23.10.2017 tarihinde açıldığı gözetildiğinde somut olayda zamanaşımın dolduğu anlaşıldığından mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinde belirtilen on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, gelişen durumun varlığı yönünden rapor alınmadan ve gelişen durumun varlığı tesbit edilirse bunun sonucuna göre zamanamaşımı yönünden karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, zamanaşımının zarar görenin gerçek zarar miktarını belirleyen raporun tebliği ile başlayacağını, somut olayda talebin zamanaşımına uğramadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından ... poliçesiyle sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu davacının bakıma muhtaç kalması nedeniyle talep ettiği sürekli bakım gideri talebinin zamanamışına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu, 50 inci, 51 inci, 54 üncü, 72 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86 ve 109 uncu maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 89 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacının gelişen durum iddiası olmamasına ve bu nedenle zamanaşımı başlangıcının kaza tarihinden itibaren belirlenmesinde bir hata bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17067, K. 2023/1213, 6 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama