İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1745 K.2023/10421

Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü

Esas2021/1745Karar2023/10421Tarih9 Ekim 2023Okuma8 dk · 1.540 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/1745 E., 2023/10421 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1060 E., 2020/3868 K.
Hüküm/karar
İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.540 kelime·8 dk okuma·14 bölüm

Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ

Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI

2017/597 E., 2017/1062 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından dava dışı .....,-Par İş Makinaları Yedek ......, Oto İmal. İth. İhr. San. Tic. Ltd.

Şti.'ne kullandırılan krediye davalı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, bu kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı hakkında Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2015/6598 Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, haczi kabil herhangi bir mal bulunamadığını, ancak yapılan araştırma neticesinde dava konusu Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ....., Mah. 5352 ada, 9 parselde kayıtlı bulunan A Blok, 32 nolu bağımsız bölümün davalılar arasında tapuda satış yapılmak suretiyle devredildiğini,

bu işlemin alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla yapılan bir işlem olduğunu ve yapılan satış işleminin gerçek bir işlem olmadığını belirterek dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, taraflar arasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, taraflar arasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapuda gösterilen satış bedeli ile keşif esnasında tespit edilen değer arasında çok fazla fark olduğu, davalılar tarafından, aralarında yapılan satış işleminin gerçek bir satış olduğuna ilişkin yeterli delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu ....., ili, ...., İlçesi, ....., Mah. 5352 Ada, 9 Parselde bulunan A Blok 32 nolu bağımsız bölüme ilişkin davalılar arasında yapılan tasarrufun (25.05.2015 tarih 18410 yevmiye numaralı) iptali ile davacı tarafa Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2015/6598 sayılı icra dosyasından alacakları miktarı uyarınca 243.600,89 TL için haciz ve satış işlemleri yapmak üzere yetki verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; tapuda yapılan alım-satım işlemlerinde alıcı tarafın, devlete fazla alım-satım vergisi ödememek için belediyeler tarafından belirlenen rayiç bedelin satış değeri olarak gösterildiğini, işbu davanın konusunu oluşturan taşınmazın satışının da bu şekilde yapıldığını, satış bedelinin bu nedenle tapuda az gösterildiğini, Mahkemenin tapu satış bedelinin düşüklüğünün, muvazaalı işlemden müvekkilinin haberdar olduğu neticesinin çıkarılması şeklindeki gerekçesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin,

dava konusu taşınmazın satışı için tapu devrinden önce davalı ...'e 65.000,00 TL ödeme yaptığını, geri kalan 35.000,00 TL'nin ise tapu devri yapıldığında ödendiğini, taraflar arasında gerçekleşen satışın gerçek bir satış olduğunu gösteren senet ve satış vaadi sözleşmesini dosyaya ibraz ettiklerini, Mahkemece bu delillerin gözardı edildiğini, müvekkili ile davalı (borçlu) ... arasında hiçbir ticari ilişkinin ve akrabalık bağının bulunmadığını, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin gerekçeli kararında nispi karar,

ilam harcı ve nispi vekalet ücretinin taşınmazın değeri olan 85.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerekirken davacı Banka'nın, davalı (borçlu) ...'den alacaklı olduğu 243.600,89 TL üzerinden hesaplanmasının yanlış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yönünde yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın resmi senette yer alan satış bedeli ile bilirkişi raporu ile tespit edilen bedeli arasında yaklaşık 3 kat bir fark bulunması gerekçesiyle davalı ... vekilinin kararın esasına yönelik istinaf iddia ve itirazlarının yerinde olmadığı, ancak taşınmazın devir tarihindeki değeri 85.000,00 TL olarak belirlenmiş olup, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, bu miktar dikkate alınarak hükmedilmesi gerekirken alacak miktarı olan 243.600,89 TL dikkate alınarak hükmedildiğinden,

davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, açılan davanın kabulü ile, dava konusu Bursa ili, ....., İlçesi, ...., Mah. 5352 Ada, 9 Parselde bulunan A Blok 32 nolu bağımsız bölüme ilişkin davalılar arasında yapılan tasarrufun (25/05/2015 tarih 18410 yevmiye numaralı) iptali ile davacı tarafa Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2015/6598 sayılı icra dosyasından alacakları miktarı uyarınca 243.600,89 TL için haciz ve satış işlemleri yapmak üzere yetki verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md)

bulunması, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi,

satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerekmektedir.

Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince; tapuda gösterilen satış bedeli ile keşif esnasında tespit edilen değer arasında çok fazla fark olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, bu sonuca ulaşmak için yeterli araştırma yapılmamış olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Somut olayda dava konusu taşınmaz 25.05.2015 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...'a 30.000,00 TL bedelle tapuda satılmış; bilirkişi tarafından taşınmaz için 85.000,00 TL rayiç bedel belirlenmiştir. Bu haliyle taşınmazın tapudaki devir bedeli ile gerçek değeri arasında mislini aşan bedel farkı oluşmuştur.

Ancak dosya içeriğindeki tapu kayıtlarının incelenmesinde, tasarrufa konu taşınmaz üzerinde Akbank T.A.Ş. lehine 26.12.2014 tarihinde tesis edilmiş 200.000,00 TL değerinde ipotek olduğu görülmektedir.

Buna göre, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek borcunun devam edip etmediği, devam ediyorsa ne kadar üzerinden olduğunun belirlenmesi, kaldırılmış ise ne kadar bedel ile kim tarafından ne zaman kaldırıldığı, tasarruf tarihindeki ipotek borcunun toplam ne kadar olduğu tespit edilerek, bu tarihte taşınmaz üzerindeki ipotek borcunun tapudaki satım bedeline eklenileceğinin düşünülmesi ve sonucuna göre taşınmazın tapudaki satış bedeli ile rayiç değeri arasında fark bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Tapuda belirtilen değer üzerine, tasarruf tarihindeki ipotek bedelinin eklenmesi sonucunda oluşan değer ile taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında mislini aşan fark oluştuğu takdirde.

İİK'nın 278/2. maddesi gereğince edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarruf iptale tabi olduğundan ve bu halde 3. kişinin iyi niyet iddiası dinlenemeyeceğinden ilgili tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken söz konusu inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2. Öte yandan; davalı borçlu ... ile dava konusu taşınmazı devrettiği davalı 3. kişi ...'un nüfus kayıtlarının incelenmesinden, Kayseri İli, ....., İlçesi, ......, Köyü nüfusuna kayıtlı oldukları, yani aynı köylü oldukları anlaşılmış olup, bu durumda mahkemece, davalı 3. kişi ...'un İİK’nun 280/1.maddesi kapsamında davalı borçlu ...'in mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1745, K. 2023/10421, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. I. Dava
  6. II. Cevap
  7. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. IV. İstinaf
  9. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  10. B. İstinaf Sebepleri
  11. C. Gerekçe ve Sonuç
  12. V. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1745
Karar No
2023/10421
Tarih
9 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1747 K.2023/10537
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/1748 K.2023/7069
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1748 K.2023/10204
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1752 K.2023/10420
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1755 K.2023/10418
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1760 K.2023/10854

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.