KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18281 E., 2023/10191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/679 E., 2021/650 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul / Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/1071 E., 2019/1355 K.
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın maliki, diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu motosikletin yaya olan davacıya 16.11.2015 tarihinde çarpması sonucu davacı yayanın yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise yasal faiziyle davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 18.162,14 TL maddi tazminat olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan ve olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davalının temerrüdü söz konusu olmadığından faizin ancak dava tarihinden itibaren işleyebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 22/02/2019 tarih ve 3068 sayılı raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğunun belirlendiği, bu raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, ayrıca kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, davalıca sigortalı araç sürücüsünün alınan kusur raporuna göre %75 oranında kusurlu olduğu, 04.09.2019 tarihli hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu,
davacının meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, bu durum neticesinde davacının elem ve üzüntü duyduğunun sabit olduğu, davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle,
davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 18.162,14 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 16.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan mütesilsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyet oranının çok düşük belirlendiğini, gerçeği yansıtmadığını, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.11.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği anlaşıldığından bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, kusur oranları, olay tarihi, davacının maluliyet oranı gibi hususlar değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyet oranının çok düşük belirlendiğini, olay tarihinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin yürürlükte olduğunu, maluliyet oranının bu haliyle gerçeği yansıtmadığını, manevi tazminat miktarının çok düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu motosikletin 16.11.2015 tarihinde çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 22.02.2019 tarihli raporun olay tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına, takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18281, K. 2023/10191, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama