KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/1867 E., 2022/12401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından talep edilmiş, davalı ... vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21/10/2020 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekilleri Av. ... ve Av. ... geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahkemesine iade edilen dosya eksiklik tamamlanıp tekrar gelmekle, incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı ... Şirketi ile arasında gerçekleşen alım satım akdi dolayısıyla müvekkilinin bu şirketten alacaklı olduğunu ve Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/441 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borcun doğum tarihinden sonra şirket adına kayıtlı ...
Mah. 1297 ada 23 parselde 3 nolu bağımsız bölümü 12/01/2016 tarihinde diğer davalı ...'e sattığını, ...'in bu taşınmazı devir tarihinden 2 gün sonra 14/01/2016 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'ın eşi aynı zamanda borçlu şirketin yetkilisi ...'a satıp devrettiğini, yine borçlu şirket adına kayıtlı Muratpaşa 1297 ada 23 parselde kain 2 nolu bağımsız bölümü 12/01/2016 tarihinde ...'e satıp devrettiğini, bu devir işleminden 2 gün sonra 14/01/2016 tarihinde ...'in taşınmazı ...'a satıp devrettiğini, Huriye Yıldırım'ın 21/01/2016 tarihinde taşınmazı ...'a sattığını, bu şekilde kısa aralıklarla taşınmazların el değiştirdiklerini,
müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla hareket ettiklerini, satılan taşınmazlarda halen borçlu şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, muvazaalı işlemler nedeniyle tasarrufun iptali ile sözü geçen taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, olmadığı taktirde alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte ...'den tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekili 28/03/2016 tarihli dilekçesi ile cevaba cevap dilekçesi vermiş ve bu dilekçesine bu kez dava konusu ettiği taşınmazlarla birlikte Antalya ...
Mah. 1300 ada 8 parsel üzerindeki 3 nolu bağımsız bölüm ile ...
Mah. 1297 ada 35 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümün davalı şirket tarafından aynı işlemle ...'e devredildiğini, halen 1300 ada 8 parsel üzerindeki 3 nolu bağımsız bölümün ... adına kayıtlı olduğunu, 1297 ada 35 parselin ise şirket yetkilisi ...'a satılıp devredildiğini, bu iki taşınmazla ilgili olarak da tasarrufun iptalini istediklerini, 1300 ada 8 parsel 3 nolu bağımsız bölümün ... adına kayıtlı olduğundan bu taşınmazda cebri icra yetkisi tanınmasını, olmadığı taktirde ...'in taşınmazın reel değeri üzerinden tazminata mahkum edilmesini,
diğer taşınmazın ise ... tarafından diğer kişilere satılıp devredildiğinden İİK.'nın 283/2 maddesi uyarınca iş bu taşınmazların reel değeri üzerinden tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin de davalı borçlu şirketten alacaklı olduğunu ve alacağı için icra takibi yaptığını, davalı ... ve ...'ın borçlarını ödemek için müvekkili ile irtibata geçtiklerini ve gayrimenkulleri ile borçlarını ödemek istediklerini taşınmazların bu nedenle kendisine devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalı olarak tapuda malik olan ...'a karşı davacı vekilinin açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle davanın onun yönünden feragat nedeniyle reddine, dava konusu ... Mah. 1300 ada 8 parselle ilgili tasarrufun iptali davasının kabulü ile davacının 11. İcra Müdürlüğünün 2016/441 Esas sayılı dosyasında alacağını bu taşınmazdan tahsil etmek üzere kendisine cebri icra yetkisi tanınmasına, dava konusu taşınmazlardan .... mah.
1297 ada 23 parsel 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri elden çıkaran kişinin davalı ... olduğu, ...'ın davalı borçlu şirket yetkilisi olduğu, davacının ona yönelik tazminat istekli davasının bulunmadığı anlaşıldığından bu taşınmazlar için ... aleyhine açılan tazminat davasının reddine, dava konusu Antalya ...
Mah. 1297 ada 35 parsel 4 nolu bağımsız bölümün davalılar arasında muvazaalı işlemle alınıp satıldığı anlaşıldığından davacının da bunu dile getirerek tasarrufun iptalini istediği görülmekle her ne kadar ...'e yönelik taşınmazı elden çıkardığını bildirerek tazminat istemişse de bu taşınmazın halen elden çıkarılmadığı ve muvazaa yapan ... üzerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından çoğun içinde az da vardır kuralı gereği ve davacının davalı borçlu şirket ... ve ... arasındaki tasarrufun iptalini de istediği gözetilerek davacının 11. İcra Müdürlüğünün 2016/441 Esas sayılı dosyasındaki alacağını bu taşınmaz üzerinde tahsil etmek üzere cebri icra
yapma yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ve davalı ...’in istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nun 353/1-b-2. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün yeniden tesisine; ...'a yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, 1300 ada 8 parsel 3 bağımsız bölüm numaralı ve 1297 ada 35 parsel 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ...
Ticaret Ltd.Şti. ve ...'e yönelik davanın esastan kabulüne, davalı ... hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına (1297 ada 23 parsel 2 ve 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlarla ilgili adı geçen davalı hakkında verilen karara karşı aleyhe istinaf bulunmadığından), dava konusu Antalya ili ... ilçesi, ... mahallesi, 1297 ada, 23 parsel, 2 ve 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazların davalılar ...
Ticaret Ltd.Şti. ile ... arasındaki devri tasarrufunun iptaline, Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/441 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerini geçmemek koşulu ile 797.592,23 TL tazminatın davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili ve davalı ... vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına ve temyiz sebeplerine göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1867, K. 2022/12401, 17 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama