KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18779 E., 2023/13078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/386 E., 2015/413 K.
- Davacılar
- 1.... vekili Avukat ... 2. 3. 4. 5. 6.
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat N
- Dava tarihi
- 01.10.2013
- Hüküm/karar
- Bozma
- Karar düzeltme isteyen
- Davacılar vekili
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2019/372 Esas, 2020/8765 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararın düzeltilmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını 24.04.2013 ve 25.04.2013 tarihlerinde diğer davalı kardeşi ...'a sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkeme 14.07.2015 tarih 2013/386 Esas 2015/413 Karar sayılı kararı ile davalıların akraba olmaları nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2019/372 Esas, 2020/8765 Karar sayılı ilamıyla; davalı üçüncü kişinin alacağın gerçek olmadığı iddiasının olduğunu, bu iddia doğrultusunda mahkemece araştırılma yapılmadığı gerekçesi ile karar bozularak kararı veren mahkemeye gönderilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde; müvekkillerinden , ve 'un aynı takip dosyası ile ilgili olarak aynı borçlu ve başka üçüncü kişiler aleyhine açtığı tasarrufun iptali davalarının kabul edildiği, Yargıtay tarafından onandığı ve karar düzeltme isteklerinin red edilerek kesinleştiğini, müvekkillerinin tümünün alacağının yaş üzüm satışından kaynaklandığını, muvazaalı bir alacak yaratmak için neden olmadığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'un 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için genel dava koşullarının yanında özel dava koşulları da bulunmaktadır. Bunlardan biri de davacı alacaklıların alacağının gerçek olmasıdır.
Aksi halde tasarrufta bulunurken borçlu olmayan kötü niyetli kişilerin malvarlığındaki bir unsuru iyi niyetli 3. kişilere devrettikten sonra hileli işbirliği halinde olduğu kimselere eski tarihli borç senedi vererek elinden çıkardığı malları iptal davası yoluyla dolaylı olarak geri alması dahi imkan dahiline sokulabilir. Ancak davalı üçüncü kişilerin, yapılan tasarrufu geçersiz sayılmasını gerektirecek somut nedenleri ileri sürmesi gerekir.
Somut verilere dayanmayan, her alacağın muvazaalı olduğu iddiasının ileri sürmesinin kabul görmesi halinde tasarrufun iptali davalarının menfi tesbit davaları gibi görülmesine neden olacağı açıktır.
Somut olayda davacı alacaklılardan, Mehmet Aksel, Sabahattin Sağ ve Rıdvan Koç'un aynı takip dosyası ile ilgili olarak aynı borçlu ve başka üçüncü kişiler aleyhine açtığı tasarrufun iptali davalarının kabul edildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği sabittir. Diğer davacı alacaklılarında alacağı yaş üzüm satışana ilişkin olup, başka üçüncü şahıslar aleyhine de dava açılmış olmasına, alacaklıların birden fazla küçük miktarlarda oluşu ve davalı borçlu ile üçüncü kişi kardeşi arasında tasarrufun iptalini gerektirecek bir somut bir olgununda ortaya konulmamasına göre, salt takibin belgeye dayanmaması ve borçlunun itiraz etmemesi üzerinden, takipleri kesinleşmiş alacaklıların alacağının bir kez de tasarrufun iptali davasında ispatlaması beklenemez.
Bu nedenle, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin bozma ilamının kaldırılarak kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2019/372 Esas, 2020/8765 Karar sayılı bozma ilamının belirtilen şekilde KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2015 tarih ve 2013/386 E., 2015/413 K. sayılı kararının ONANMASINA,
Tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davacılara geri verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... a yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18779, K. 2023/13078, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama