KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18807 E., 2023/12194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/880 E., 2021/870 K.
- Hüküm/karar
- Davanın usulden reddine
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
13.07.2016 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığı ve malul kaldığını, davalı ... şirketince Ceyhun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/328 Esas ve 2017/214 Karar sayılı dosyasında açılan dava neticesi ödenen rakamın davacının zararını tam olarak karşılamaması sebebiyle sigorta şirketine bakiye zararın karşılanması için başvuru yapıldığını,
ancak olumlu yanıt alınamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; toplam talebini 28.11.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 89.241,64 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının uğradığı zararın davalı ... şirketince karşılandığını, aynı davanın daha önceden açılmış olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın derdestlik, kesin hüküm nedenleriyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/328 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, dava açıldıktan sonra davalı şirket ile sulh olunması sebebi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, sulh neticesinde davacıya 49.597,90 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Adli Tıp Kurulu Raporuna göre davacının iyileşme süresinin kazadan itibaren 20 ay ve kalıcı iş göremezlik oranının %20,2 olduğu tespit edildiği,
bu sebeple ödenen tazminatın davacının zararını tazmin etmekten uzak olduğu, dava öncesi yapılan ödemelerin yetersiz olduğu saptanırsa bu ödemelerin son hesaplanan tazminattan indirileceği, bu sebeple Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/328 Esas sayılı dosyasının eldeki dosya açısından derdestlik teşkil etmediği, 11.03.2019 tarihine göre davacının ödemeler düşüldükten sonra bakiye 89.241,64 TL talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile 89.241,64 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından hesap bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazları doğrultusunda yeni bir rapor aldırılmadan karar verildiğini, hatalı hazırlanmış bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın hatalı olduğunu, hesaplamanın Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde.
Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/328 Esas sayılı dosyası ile açılan davada sulh olunarak ödeme yapılmasını müteakip davacı vekilinin davadan feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kesin hüküm itirazı nedeniyle bu davanın dinlenmeksizin reddi gerekirken yerel mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faize hükmedilmesinin mümkün olmadığını, Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelikte belirtilen esaslara uygun rapor alınmamasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki derdest dava ile Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/328 Esas ve 2017/214 karar sayılı ilamında davanın konusu (dava dilekçesindeki talep) ve taraflarının aynı olduğu ve yine davacının Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/328 Esas ve 2017/214 Karar sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra gelişen durumdan kaynaklı olarak maluliyetin arttığına ilişkin bir iddiasının da olmadığı dikkate alındığında,
yeniden açılan işbu davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi gereğince dava şartı yokluğundan davasının usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararda belirtilen dava dosyası ile huzurdaki davanın konusu ve sebebinin aynı olmadığını, sigorta şirketi ile anlaşma yapıldığı tarihte henüz maluliyet oranının belirli olmadığını, anlaşmada kabul edilenden daha fazla maluliyet oranı bulunduğunu, maluliyet oranının artmasının yeni bir olgu olduğunu bu nedenle huzurdaki davanın incelenerek karara bağlanması gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi kapsamında imzalatılan belgenin makbuz hükmünde olduğunu,
ibranamenin üzerinden iki yıllık hak düşürücü süre geçmeden bu davanın açılması ve maluliyet oranında artış olması sebebiyle açılan davada gerçek zarar belirlenerek karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 13.07.2016 tarihli trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dava dilekçesinde artan maluliyet talep edilmemesine, ilk yargılama sırasında verilen Makbuz-İbraname başlıklı belgede açıkça kaza nedeniyle doğan maddi tazminat alacaklarından feragat edilmesine göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18807, K. 2023/12194, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama