KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18815 E., 2023/11518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/444 Esas,2021/404 Karar
- Hüküm/karar
- Davalı istinaf başvurusunun kabulü ile karar verilmesine yer olmadığına
- İlk derece mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1568 Esas 2019/997 Karar
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf talebinin kabulü ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 31.03.2021 tarihli ek karar ile davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.06.2015 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken ... sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ağır bir şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 50,00 TL maluliyet sebebiyle maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 06.02.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminatının 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu nedeniyle poliçe sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın kabulü ile 33.291,14 TL geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava esnasında müvekkili şirketin ibra edildiğini, davacı vekilinin beyanı ile davadan feragat edildiğini, ibramane ve feragat karşılığında 14.09.2018 tarihinde 65.000,00 TL asıl alacak, 12.500,00 TL faiz, 17.000,00 TL mahkeme ve icra vekalet ücreti 2.140,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 96.640,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ödeme sonucunda davacı tarafından müvekkili şirketin ibra edildiğini ve davadan feragat beyanı verildiğini, bu beyan ve ibranın davacı tarafından mahkeme dosyasına bildirilmediğini,
müvekkili tarafından 14.09.2018 tarihinde 2.140,00 TL'lik yargılama gideri ödemesi yapıldığını ve ancak müvekkili şirket aleyhine yeni hüküm ile 1.950.35 TL yargılama giderlerine hükmedildiğini, yargılama giderlerini karşılayan 2.140,00 TL'lik ödemenin yok sayıldığını, ayrıca yine müvekkili tarafından yasal vekalet ücretlerini karşılayacak şekilde ibraname karşılığı 17.000,00 TL yasal vekalet ücreti ödemesinin 14.09.2018 tarihinde yapıldığını, buna rağmen yeniden vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı tarafın kötüniyetli olup, 2018 yılında müvekkili şirkete sulh başvurusunda bulunduğunu,
şirket tarafından yapılan ödeme sonrası verilen ibraname ile dava dosyasından feragat etmesi gerekirken kötüniyetli olarak davaya devam ettiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı ibranameye göre davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak maluliyeti sebebi ile talep etmiş olduğu tüm tazminatı davalı ... şirketinden tahsil ettiği, bu dosya sebebi ile yapmış olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretlerini dahi tahsil ettiği, davacının bakiye bir zararının bulunmadığı,
davalı ... tarafından yargılama sırasında 65.000,00 TL maddi tazminat karşılığı ödeme yapıldığı için bu miktar için davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu,
davacının ıslah dilekçesi ile talep etmiş olduğu 33.291,14 TL maddi tazminat içinse davacının yargılama sırasında davalıyı ibra etmiş olması ve ibra sırasında fazlaya dair haklarını saklı tutmamış olması nedeni ile bu kısım yönünden davalı ... şirketinin ibra edilmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği halde ibraname dikkate alınmaksızın davanın kabulü doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, 65.000,00 TL'lik tazminat bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair isteğin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekilinin kararı temyiz ettiği ancak daire kararının miktar yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle ek karar ile davacının temyiz talebinin reddine kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ödemenin kısmi ödeme olduğunu, 2918 Sayılı Yasanın 111 inci maddesi gereğince yapılan anlaşmaların geçerli olmadığını, davacının ödemeyi kabul etmediği takdirde hiç ödeme yapılmayacağını, zor durumda olan davacının kabul etmek zorunda kaldığını belirterek kararın kesin olmadığını belirterek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Davacının ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Somut olayda; davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 50,00 TL maddi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince, davacının geçici iş göremezlik zararının 7.607,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 90.684,09 TL olduğu, davacıya yargılama sırasında yapılan ödemenin mahsubu ile davacının kalıcı ve geçici maluliyetinden kaynaklanan zararın 33.291,14 TL olduğu açıklanarak bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davalı tarafından yapılan ödeme nedeniyle zararın karşılanmış olması gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının karşılanan zararı dışında bakiye zarar olduğunu iddia ederek ıslah dilekçesi ile talep ettiği 33.291,14 TL maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Davada tespit edilen miktar 98.291,14 TL olup davacı yönünden temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtildiği şekilde Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2021 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 78.635,577 TL’nin üzerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği karar davacı yönünden temyizi kabil olup, Bölge Adliye Mahkemesinin miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle davacının temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak asıl karara ilişkin temyiz isteminin incelenmesine geçilmesi gerekmiştir.
2. Davacının asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ek kararına yönelik temyiz isteminin kabulü ile, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının asıl karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18815, K. 2023/11518, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama