İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1890 K.2021/7420

Taraflar arasındaki muvazaa davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2021/1890Karar2021/7420Tarih25 Ekim 2021Okuma5 dk · 1.037 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/1890 E., 2021/7420 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.037 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki muvazaa davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; davalı borçlu ...'a karşı müvekkili tarafından Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15719, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3494, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/4247 sayılı takip dosyaları ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin alacağını alamadığını, davalının mal varlığı bulunamadığından hacizden de sonuç alınamadığını, daha sonrasında davalılar arasında ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 6283 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan C Blok 1. Kat, 66 nolu bağımsız bölümün muvazaalı olarak devredildiğini, davalıların karı koca olup, bir dönem anlaşmalı olarak boşandıklarını belirterek davalılar arasında yapılan tasarruf işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, davalı - borçlu ... tarafından diğer davalı ...'ya yapılan tasarrufların davacının Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15719, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3494, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/4247 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferilerine yetecek miktarı kadar kısmı yönünden iptaline, ... ili, Merkez ilçesi, ...

Mahallesi, 6283 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 48 nolu bağımsız bölümün tapu kaydında tahsise gerek olmaksızın davacı tarafın Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15719, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3494, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/4247 sayılı dosyalarındaki alacak ve ferilerine yetecek kadar miktarı için davacı tarafa haciz ve satış isteme hakkının tanınmasına, ... ili, Merkez ilçesi, ...

Mahallesi, 6283 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan davaya konu 66 nolu bağımsız bölümün tasarruf tarihi olan 15/08/2012 tarihi itibariyle değeri olan 264.150,00 TL'nin (davacının Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15719, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3494, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2007/4247 sayılı takip dosyalarındaki alacağından fazla olmamak kaydıyla) davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, hüküm fıkrasının 2. fıkrasındaki sorumluluklar ile 3. fıkrasındaki sorumlulukların

müteselsil olduğu ve mükerrer tahsilat yapılmaması hususun dikkat edilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. 1-HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu res’en uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

Somut olayda, dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir.

İİK'nun 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.

3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur.

Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere,muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir.

Bu nedenlerle mahkemenin davayı BK'nun 19. maddesindeki muvazaalı işlemin iptali olarak nitelemesi gerekirken, yazılı şekilde nitelemesi yanlış olsa da. Mahkemenin; dava konusu edilen taşınmazlardan 48 nolu bağımsız bölüm yönünden yapılan incelemede; ...

2. Aile Mahkemesi'nin 2007/236 esas sayılı dosyasında davalıların anlaşmalı olarak boşandıkları ve bu dosyada düzenlenen protokol uyarınca davaya konu taşınmazların tazminat karşılığı olarak davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya devredildiğinin düzenlendiği, ancak davalıların bu boşanma işleminin üzerinden yaklaşık 17 gün sonra yeniden evlendikleri, bu sebeple taraflar arasında anlaşmalı olarak yapılan boşanma işleminin davalı ...'nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yapıldığının açık bir göstergesi olduğu, ayrıca ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/713 esas sayılı dosyasında davalı ...'nin diğer davalı ...'ya karşı davaya konu taşınmazların mal kaçırmak amacıyla devredilmesi nedeniyle açmış olduğu tapu iptali ve tescili davasındaki davalı ...'nin beyanları dikkate alınarak daha sonra yapılan feragat beyanının da muvazaalı olduğu, dolayısıyla bu dosyadaki delil ve beyanların da davalıların alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla devir yaptıklarını gösterdiği kanaatine varılarak dava kabul edilmiş olup;

mahkemenin bu gerekçesi sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının dava konusu edilen 48 nolu bağımsız bölüm yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2-BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkin davalarda; davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu gözetilerek İİK 283/1,2 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Bu madde sadece davacıya haciz ve satış isteme yetkisinin kıyasen uygulanması olup üçüncü kişinin tazminatla sorumlu olacağı anlamına da gelmemelidir.

Dava konusu taşınmazlardan 66 nolu bağımsız bölüm dava tarihinden önce 15/08/2012 tarihinde davalı 3.kişi ... tarafından dava dışı ... ve ...’a 1/2şer hisseli şekilde devredilmiştir. Bu taşınmaz ile ilgili satışın iptaline karar verilmesi için taşınmazı devir silsilesi içindeki tüm satışların muvazaalı olduğunun ispatlanması gerekir. Bu halde ise davalı ...’dan taşınmazı devir alan dava dışı ... ve ...’ın da davaya dahil edilerek, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsiz olmuştur.

3-Kabule göre de; İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin davalarda, İİK’nun 284.maddesine göre iptal davasının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacağı hükme bağlanmıştır.

Somut olayda; davalı ... ile ... arasında yapılan ilk tasarruf 27/04/2007 tarihinde gerçekleştiği halde dava 06/03/2013 tarihinde 5 yıllık süre geçtikten sonra açılmıştır. Buna göre İİK'nun 284.maddesi kapsamında 5 yıllık süre geçtiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1890, K. 2021/7420, 25 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1890
Karar No
2021/7420
Tarih
25 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1891 K.2021/6384
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/1891 K.2021/15999
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/1891 K.2021/13471
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/1891 K.2021/4797
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/1892 K.2021/13777
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/1892 K.2021/6531

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.