Hükmüne uyulan Dairemizin 26/11/2019 tarihli ve 2018/1691 Esas, 2019/5589 Karar sayılı ilamı ile; “davalının eyleminin olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturduğu ve eldeki davaların açıldığı 21/08/2014 ve 05/01/2015 tarihleri itibariyle ceza kanununda düzenlenen 15 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmayıp asıl ve birleşen davaların süresinde açıldığı, davalıların zamanaşımı savunmasının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada davacılar .... ve .... yönünden davanın kabulüne, birleşen davada davacı .... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl davada davacılar ..., ..., ... ve birleşen davada davacı.....vekilleri ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyize gelen taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 37,90 TL fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 3.279,03 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 22/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.